| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 04.02.2008 - 05:36
|
Okunma Sayısı : 1175 |
Hikmet;
kat'î, yakînî, ilmî felsefî deliller ve burhanlar göstermek demektir. Bu
hususta, "yazı" ve "söz" unsurları kullanılır. Tantavî,
hikmeti; "Sana öğüt veren veya yararlı olan herhangi bir kelimedir"20
diye tarif eder.
Hikmet,
Allah Teâlâ'nın övdüğü şeydir.
"Allah,
hikmeti kime dilerse ona verir; kime de hikmet verilirse, muhakkak ona çok
hayır verilmiştir. Salim akıl sahiplerinden başkası iyi düşünmez."
Böylesi
bir yolla yapılacak tavsiyenin muhatabları âiimler, bilginler, münevverler ve
filozoflardır. Akademik konferanslar, ilmî eser ve makaleler, üniversite ve
yüksek okullardaki dersler bu cümleden çalışmalardır. Bilginler veya kültürlü
zümreye hitâbederken ilmî ölçüler kaynaklar, sağlam bir mantıkî silsile, konunun
neden ve niçinleri, tevlid edeceği müsbet neticeler, varsa mahzurlu tarafları,
mevzuun ciddiyetine ve muhatablann ilmî seviyesine uygun, olgun bir üslûp ile
anlatılmak veya yazılmak mecburiyeti vardır. Muhatablarm bilgi ve kültürlerini
inkâr edercesine, hissî ve seviyesiz, delilsiz-isbatsız konuşmalar
dinlenmemeye; yazılar, okunmamaya; nezaketen dinlense veya okunsa bile fayda
yerine zararlı olmaya mahkûmdurlar.
Kültürlü
zümre, yanlış veya bâtıl da olsa kendi bilgilerine kıymet verilmesini,
kendilerinin de dinlenilmesini isterler. Bu gruba herhangi bir hakkı kabul ettirmenin
yolu, önce onları dinleyebilirle-ye bağlıdır. Bir arkadaşım anlatmıştı;
yolculuk esnasında bir mühendisle tanışır ve çeşitli konularda fikir
teatisinde bulunurlar. En sonunda, mühendisin bâzı yönleriyle küfre yaklaşan
söz ve fikirlerini arkadışım, "siz, şüpheden hakîkata gitmek isteyen bir
tipsiniz" diyerek değerlendirir. Bunun üzerine muhatabı; "şu anda
öylesine mutluyum ki, hiç sorma. Zira bir defasında Avrupa'da trende bir papazla
arkadaş olduk. Konuşurken, teslis akidesini aklımın almadığını söyledim. Papaz
hemen beni terketti gitti. Ama görüyorum ki; memleketimizde artık seviyeli bir
fikir münakaşası yapabileceğimiz din adamları bulabileceğiz" der.
Arkadışımın verdiği kitap isimlerini hiç itiraz etmeden defterine kaydeder...
İlmî enâniyet sahiplerine karşı rişvet-i kelâm bir dereceye kadar hoş
karşılanabilir.
Son Güncelleme : 04.02.2008 - 05:36
|
|
|
hikmet
Yazan:: murat () Tarih: 05.06.2008 - 16:33