Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Yetimler ve Kimsesizler E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 18.11.2007 - 18:59

Okunma Sayısı : 502

Yetim; tek kalma anlamına gelen "yetem"den alınmıştır. Babası ölmüş kimseye; babasından ayrı ve tek kaldığı için yetim denilmiştir. Büluğa erdikten sonra yetimlik kalkar. Dolayısıyla yetimlik; büluğa erme noktasında sona erer.

Dolayısıyla yetimin velisi; şer'i hududlara riayet ederek onun malını çalıştırabilir veya kendi malına katarak şirket kurabilir. Yetimin faydası neyi gerektiriyorsa, onu yapmak müstehabtır.

Yetimin malını muhafaza etmek vâciptir. Eğer yetimin velisi zengin ise; o maldan, kat'iyyen ihtiyacı için harcamada bulunamaz. Bir kimse, zaruret halinde nasıl ölü etini yiyebiliyorsa, yetim malını da ancak öyle bir ihtiyaç anında yiyebilir. İmkan olunca, tekrar o malı yerine koymalıdır.

Çocuğun rüşde ermesi malı tasarruf edebilme, koruyabilme ve ticaret yapabilme kabiliyetinin teşekkül etmesidir ki rüşde eren yetime malı mülkü teslim edilir.

Bütün bu hususlarda; sadece ve sadece Allahu Teala'nın rızasını gözetmek, mü'mine has bir edebtir.

Allahu Teala'ya ve ahiret gününe inanan müslümanlar; miskinlere, yetimlere, esirlere, borçlulara ve hapsedilmiş kimselere yardım ederler. Esasen zulmen hapsedilmiş her müslüman "esir" hükmündedir. Maalesef günümüzde esir düşen binlerce müslüman vardır.

Son Güncelleme : 18.11.2007 - 18:59

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Sonraki >
Kapa