Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
Tacuddin-i Bayburdi'nin "Ölüye Kur'an Okunmaz" Makalesinin Reddi E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 01.04.2010 - 11:18

Okunma Sayısı : 4255


TACUDDİN-İ BAYBURDİ’NİN

Ö L Ü L E R E    K U R’A N    O K U N M A Z

FETVASININ REDDİ

 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

 

Allaha Hamd resulüne salat-u selamdan sonra: Bana bazı kardeşlerim Tacuddin-i Bayburdi’nin

       Müslümanların içerisinde bulunduğu çirkin arızalardan birisi de ; gerek kabir ziyaretleri esnasında ve gerekse oralara uğramadan ölüler için Kur’an okuyup sevabını onlara gönderme adetleridir ….

      Bu konuda ne Allah’ın kitabında ve ne de Resulü’nün sünnetinde mesele ile alakalı hiçbir delilin olmamasına rağmen,inananların kısmı azamı bu yanlışın  içeri-sinde hayat sürmektedirler .

     Halbuki Allah resulü s.a.v bir çok hadislerinde ölen bir kimseye nelerin fayda vereceğini ve kabir ziyaretinde de bir müslümanın nasıl hareket edeceğini açıkça uygulamış ve inananlara da bunu anlatmıştır.

dediğini ilettiler. Doğrudur. Müslümanların alimlerinden bazıları kendisinin savunduğu şekilde fikirler serdetmiştirler. Ancak kendisinin ifadelerini ben ağır buldum. Biz Allah için kendisini sevenlerdeniz. Maksadımız birilerinin yaptığı gibi onun bu sözlerinden hareketle savunduğu tüm değerleri yargılamak değil bu hususla alakalı olmak üzere bir tashihtir. Bayburdi’nin bu hususta delil yoktur iddiası söz götürür. Onun bu iddiasını desteklediği makalesinde şöyle dediğini gördüm:

 

   Allah Resulü s.a.v kabirleri ziyaret ettiği zaman şu duayı okurdu :

   " السلام عليكم أهل الديار، من المؤمنين والمسلمين. وإنا، إن شاء الله، للاحقون . أسأل الله لنا ولكم العافية    "                                               

“ Esselamu aleykum ehled diyarı minel mü’miniyne vel müslimin. Ve inne inşa-allahu le lahikun. Es elullahe lena ve lekumul afiyeh “

 “ Ey mü’minlerin ve Müslimlerin diyarı ! Allah’ın selamı üzerinize olsun. Allah dilerse muhakkak biz de sizin yanınıza geleceğiz. Allah tan bizlere ve sizlere afiyet dilerim “ }  MÜSLİM : 3.C.975.N

    Hatta Aişe validemiz Allah Resulü s.a.v’e : “ Kabirleri ziyaret edeceğim zaman onlara nasıl dua edeyim “ diye soru sorduğunda, Allah resulü s.a.v  ona şu duayı okumasını söylemiştir.

 { ….. Aişe r.a dan…………….. Resulullah s.a.v buyurdular ki : Cibril bana : Muhakkak ki Rabbin sana Baki – mezarlığı – ehline gidip  onlar için istiğfar etmeni emrediyor,dedi. Ben – Aişe’de – dedim ki :  

- Ya Rasulallah ! onlar için nasıl dua edeyim ? . Resulullah s.a.v dedi ki : Şöyle de :

السلام على أهل الديار من المؤمنين والمسلمين ويرحم الله المستقدمين منا والمستأخرين  وإنا، إن شاء الله، بكم للاحقو                                            

 “ Esselamu aleykum ehled diyarı minel mü’miniyne vel müslimin. Ve yerhamullahu’l mustakdimine minna vel musta’hirin. Ve inna inşaallahu bikum le lahikun “

 “ Ey mü’minlerin ve Müslimlerin diyarı ! Allah’ın selamı üzerinize olsun.Allah, bizden önce ölenlere ve bizden sonra öleceklere rahmet eylesin.Allah dilerse biz de sizlere kavuşacağız “ } MÜSLİM : 3.C.974.N

   Dolayısıyla, eğer kabirlerde Kur’an okumak caiz olmuş olsaydı … veya Kur’an okuyup da onun sevabını ölülere gönderme gibi bir şey dinimiz de caiz olmuş olsaydı,bunu Resulullah s.a.v mutlaka hanımına söylerdi. Çünkü,İslam’ın bu hususta bir kuralı vardır ki,o da :

تأخير البيان عن وقت الحاجة لا يجوز                                                                  

 “  İhtiyaç anında beyanın tehiri caiz değildir  “

Bu istidlal yerinde değildir. Soru sahibi Aişe (radiyallahu anha) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e nasıl dua edeceğini sormuştur ve buna mukabil Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de nasıl dua edileceğini beyan etmiştir. Ortada Kur’an okumakla alakalı bir husus yoktur. Bu sebeple de beyanın tehirinden sözedebilmek kabil değildir. Beyan hakkıyla yapılmış ve nasıl dua edileceği gösterilmiştir. Bunu Kur’an’a hamletmek yani dua caizse Kur’an okumak da caizdir demek nasıl sözü mecrasından çıkarmaksa zıddını iddia etmek de sözü mecrasından çıkarmak demektir.

Sonra Bayburdi şöyle devam etmiş ve demiş ki; 

    Yani,eğer ölüler için Kur’an okumanın onlara faydası olacak olsaydı bunu Allah Resulü s.a.v mutlaka söylerdi. Çünkü kendisine, kabirleri ziyaret etmek isteyen bir kimsenin orada ne yapacağı sorulmuştur.

Bu istidlal makul değildir. Zira Soru sahibi ölüye faydalı olan şeyler nelerdir?! Dememiştir ki neticede böyle bir iddia edelim.

Bayburdi’nin

Çünkü kendisine, kabirleri ziyaret etmek isteyen bir kimsenin orada ne yapacağı sorulmuştur.

Sözü batıldır zira soru sahibi kendisinin de naklettiği gibi “onlara nasıl dua edeyim” demiştir.

    Eğer Kur’an’a ve Sünnet’e az da olsa vukufiyetimiz olmuş olsaydı,  insana faidesi olmayacak bu gibi bid’atlerle uğraşmayacağımız gibi, bununla uğraşan kimselere de bunun tam zıddına bir çok delillerin olduğunu anlatırdık.    Bakınız Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında ne buyuruyor :

 وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنبَغِي لَهُ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْآنٌ مُّبِينٌ لِيُنذِرَ مَن كَانَ حَيّاً وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ

 “ Biz ona – yani Muhammed’e – şiir öğretmedik. Ki,ona yakışmaz da. O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. Ki,onunla diri olanları uyarsın ve inkar edenlere de azab sözü hak olsun. “ YASİN : 69.70.AY.

Ayet’i kerimeye dikkat edilirse,    لِيُنذِرَ مَن كَانَ حَيّاً  “ diri olanları uyarması için  “ ifadesiyle Kur’an’ın, dirilerin uyarılması için indirildiği anlatılmaktadır.

Görünen o ki makale sahibi istidlal nedir ve delil nelerden olur bunu bilmemektedir. Ya da kendi mantık silsilesi içinde makul olan her şey kendisi açısından delildir.

Kur’an’ın nüzul sebeblerinden birisinin zikrolunan inzar hususu olması başka bir takım faidelerin kendisinden umulmasına mani değildir. Nitekim Kur’an diriler inzar olunsun diye indirildi ama namazda da okunuyor. Namazda okumanın dirilerin inzarı ile ne gibi bir alakası vardır?!

    Rabbimiz yine bir Ayet’i Celile’sinde şöyle buyurmaktadır :

 كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِّيَدَّبَّرُوا آيَاتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ

 “ O mubarek bir kitaptır. Onu sana indirdik ki, Ayet’lerini düşünsünler ve akıl sahipleri de öğüt alsınlar. “SAD : 29.AY.

 Bu Ayet’i kerime de inandığını söyleyenlere açıkça şunu anlatmaktadır ; Kur’an, akledebilen ve düşünebilen kimseler için inzal olmuştur. Dolayısıyla onun, düşünme,akletme ve  anlama hasleti elinden alınmış ölü kimselere okunması makul değildir…..

Asıl makul olmayan bu meselede bu ayetin delil getirilmesidir. Şu halde Arapça bilmeyen bir mükellefin Kur’an okumasının ya da dinlemesinin hiçbir makul tarafı yoktur. İşin aslı böyle midir?! Hayır! Elbette onun lafzı ile ibadet olunur. Onu anlamak ve manaları üzerinde tefekkür bir başka husustur. Yine Bayburdi’nin istidlal metoduyla hareket edersek maksad hasıl olmayacağı için Arapça bilmeyenlere Kur’an okumayı öğretmenin hiçbir ehemmiyeti yoktur, demek icab ederdi. Ancak kendisi de kabul edecektir ki böyle bir şey iddia olunamaz.

 

Bununla beraber şunun da hiç unutulmaması gerekir ki,bu inanç ve amel Kur’an’ın gaye ve hedefine de terstir.

Çünkü Allah’u Teala Kur’an’ı kerimi,onunla amel edilsin diye göndermiştir.Yani o, ölülerin kitabı değil dirilerin kitabıdır.

Elbetteki Allah Kur’an’ı amel olunsun diye göndermiştir. Ancak onun bu hususiyeti başka bir takım faidelerin gözetilmesine mani değildir. Sonra Bayburdi şöyle demiş:

 

Ölenlerin ise artık amelleri kesilmiştir.Onlar Kur’an’ı ne okuyabilirler ve ne de onunla amel edebilirler.

Ölenlerin amelleri kesilmiştir. Ancak her ölenin ameli kesilir mi?! Neden sadaka-i cariye ile alakalı hadisi zikretmedi?! Zira o hadisi zikretmek kendi davasını izah sadedinde büyük bir müşkil ortaya çıkaracaktır. Halbuki saadaka-i cariye yaptıranların, geriye amel olunsun veya olunmasın hayırlı bir ilim bırakanların ve dahşi kendisine dua edecek hayırlı evladlar yetiştirenlerin amel defterleri kapanmamıştır. Bu nass ile sabittir. Sonra şöyle demiş:

 

Onlar için okunan Kur’an’ın sevabı da onlara ulaşmaz. Meğer ki, Kur’an’ı kendisine öğrettiği kimse ola. Yani, bir kimse hayatta iken kime Kur’an öğretmiş ise,onun okumasından bir sevap kazanabilir. Çünkü bu şey, henüz hayatta iken kendisinin sa’yı gayretinden olan şeylerdendir.

İşte hak olan budur. Hocası gibi valideyni de müstefid olurlar zira ona bu imkanı sunanlardan bazısı da onlardırlar. Emeği geçen herkes emeği nispetinde istifade ederler. Sonra Bayburdi sözlerine şöyle devam etmiş:

 

     Çünkü Allah’u Azze ve Celle kerim kitabında şöyle buyurmaktadır :

 إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتَى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ

 {  Ölüleri diriltecek,işledikleri amelleri ve geride bıraktıkları eserleri yazacak olan elbette biziz ….. }YASİN : 12.AY.

 مَّن يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُن لَّهُ نَصِيبٌ مِّنْهَا”………………..

 {  Kim güzel bir işe aracılık ederse,onun da o işten bir payı vardır … } NİSA : 85.AY.

Sünnet’i seniyyede ise şöyle buyrulmaktadır :

- قَالَ رَسُول اللَّه صَلى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلمْ: من سَنَّ سنة حسنة فيعمل بِهَا كَانَ لَهُ أجرها، ومثل أجر من عمل بِهَا لاَ ينقص من أجورهم شيئاً............."                                

 { …… Cerir bin Abdullah r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Kim iyi bir çığır açar da o yolda yürünürse,o yolda yürüyenlerin sevabı kadar bu çığırı açan kimseye de ecir yazılır.Onların sevaplarından da bir şey eksilmez ……… } MÜSLİM   : 3.C.1017.N - İBNİ MACE : 1.C.203.N

 Hulasa, bu delillerin umum ifadeleri bizlere şunu anlatmaktadır : İster hayatta olsun ister ölü olsun, kim hayırlı bir işe vesile olmuş ise,o işten hasıl olan sevapların aynısını bu kimse de kazanacaktır.

Dolayısıyla,hayatta iken birilerine Kur’an öğretenler, o kimseler Kur’an okudukça sevap kazanacaklardır…. İşte Kur’an-ın ölüye ancak bu şekilde faydası olur.

Onun bu sözleri elbette hakikattır. Biz hakikata muhalefet edecek değiliz. Ancak son kısmındaki sözleri müstesna. Bu söz hakikattır ancak sadece bu şekilde faydası olur kaydı zaten bu reddiyenin asli sebebidir. Sonra İbni Kesir’den naklen şöyle demiş:

 

  İbni Kesir r.h ;

 وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى        

 “ İnsan için kendi çalışıp çabalamasından başka bir şey yoktur “ NECM : 39.AY.

Mealindeki Ayet’in tefsirini yaparken şöyle diyor : “ Yani başkasının günahı kişiye yüklenmediği gibi, kendi nefsi için kazandığı hariç, başkasının yapacağı sevaptan da yararlanamaz.

Allah’tan muvaffakiyet dileyerek ben derim ki; Biz şer’i delillerle istidlal ederken her zaman şunu söyleriz. Bir husustaki tüm deliller ele alınmadan söz söylemek her halukarda hatadır. İmdi; Ayetteki ifade mutlak bir ifadedir. Az evel zikrettiğimiz sadaka-i cariye hadisi ayetin bu mutlak (illa ma sa’a) ifadesinin istisnalarını beyan eder. Zira evladı insanın sa’yindendir. Geriye bıraktığı ilmi de ve geriye bıraktığı faydalanılan eserleri de… Bir ayet bu şekilde bir kere kayıtlanabiliyorsa sonsuz kere meşru usullerle kayıt altına alınabilir. Demek ki bu nakil de Bayburdi’nin davasına tam delalet etmektedir. Zira getirdiği mutlak delilin istisnaları vardır. Şimdi Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hadislerinde gelen istisnai durumlara tekrar bakalım:

1-      Ölü için istiğfar etmek meşrudur. Nitekim makale sahibi Bayburdi buna dair hadisleri tahric etmiştir.

2-      Ölü adına sadaka vermek meşrudur. Nitekim Müslim, Ahmed ve diğerleri Ebu Hüreyre (radiyallahu anh)’dan Bir adamın Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip “Babam öldü, geriye mal bıraktı onun adına sadaka versem günahlarına kefaret olur mu” dediğini Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in de “Evet” buyurduğunu rivayet etmişlerdir. Yine İbni Ubade’nin annesi hakkında “onun adına sadaka verebilir miyim?” sualine Peygamber müsbet cevab vermiş ve en efdalinin de su dağıtmak olduğuna işaret etmiştir. Bunu da Ahmed ve Nesai ile daha başkaları rivayet etmişlerdir.

3-      Ölü için oruç tutmak da meşrudur. Zira İbni Abbas’tan gelen muttefekun aleyh bir hadiste Allah rasulüne bu hususun sorulduğunu ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in “Annenin borcu olsa öder miydin?! Şu halde Allahın hakkı ödenmeye en layık olanıdır” buyurmuştur.

4-      Ölü için Namaz kılmak da meşrudur. Darekutni’nin rivayetinde Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) “öldükten sonra namazınla beraber onlar için namaz kılman, orucunla beraber oruç tutman iyiliktendir” buyurmuştur.

5-      Ölü için haccetmek de meşrudur. Zira Buhari’nin İbni Abbas’tan rivayetinde Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onun yerine haccet! Annenin borcu olsa öder miydin?! Şu halde Allahın hakkı ödenmeye en layık olanıdır.” Buyurmuştur.

Şimdi biz Bayburdi’ye soruyoruz. Bunların hepsi ulaşıyor da sadece Kur’an’ın sevabı mı ulaşmamaktadır?!

Ehl-i Sünnetin cumhuru Kur’an okumanın meşruiyetinde ittifak etmişlerdir. Anlaşılmıştır ki onun:

    Eğer Kur’an’a ve Sünnet’e az da olsa vukufiyetimiz olmuş olsaydı,  insana faidesi olmayacak bu gibi bid’atlerle uğraşmayacağımız gibi, bununla uğraşan kimselere de bunun tam zıddına bir çok delillerin olduğunu anlatırdık.   

Sözünün bir kıymeti yoktur. Zira İbni Ömer (radiyallahu anhuma) ölünce Bakara suresinin okunmasını vasiyet etmiştir. Bunu Beyhaki rivayet etmiştir. İbni Teymiye dahi bu rivayeti zikretmiş ve sıhhati aleyhinde kelam etmemiştir. Sonra Bayburdi şunları söylemiştir:

 

   İbni Kesir devam ediyor ve diyor ki : Bu Ayet’i Kerime’den İmam Şafii r.h şu hükmü çıkarmıştır :

“Ölüler için okunup,hediye edilen Kur’an’ın sevabı onlara kavuşmaz,çünkü okunan Kur’an onların ameli ve kazancı değildir. Bunun içindir ki Allah’ın Resulü s.a.v ölülere Kur’an okumayı ümmetine tavsiye etmemiş ve ne açık bir ifade ile ve ne de ima yolu ile de olsa, onlara  bu yolu göstermemiştir “

   Bununla beraber, Sahabeden de bu hususta sahih bir nakil yoktur.Şayet bu hayırlı bir iş olmuş olsaydı,şüphesiz ki onlar bu hayırda bizleri geçerdi. - Yani onlar bizden önce bunu yaparlardı - Unutmayın ki,Allah’a yaklaştıran ameller ancak nas’la sabit olur. Bu gibi hususlarda ne kıyasla ve ne de şahsi görüşlerle hareket edilmez. “ İBNİ  KESİR  : 13.C.7554.S

Doğrudur… Nevevi Şafiinin meşhur görüşü budur, demiştir. Ancak şafi mezhebinde bu husus ihtilaflıdır. Şafilerden bir grup ve İmam Ahmed ise mutlak manada ulaşır demişlerdir. Demek ki bu hususta bidat kelimesini kullanmak yerinde değildir. Daha sonra Bayburdi sünnetten bazı deliller getirmiştir:

 

SÜNNET’TEN  DELİLLER

 Ölülere Kur’an okunmayacağının sünnet’ten delilleri ise şunlardır : 

 عن أبي هريرة , أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : لا تجعلوا بيوتكم مقابر. إن الشيطان ينفر من البيت الذي تقرأ فيه سورة البقرة .

 { …. Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Muhakkak şeytan, içerisinde Bakara suresi okunan evden kaçar.}  MÜSLİM : 2.C. 780. N - TİRMİZİ  : 5.C.3036.N - AHMED  : 2 / 284-337

{ …… Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Evlerinizde Bakara suresini okuyunuz, oraları kabirlere çevirmeyiniz. } BEYHAKİ    : 5 / 448 / 1056

Hulasa, ölülere faydası dokunsun diye Kur’an okumanın eğer dinimizde bir yeri olmuş olsaydı, Müslümanlara karşı çok şevkatli ve merhametli olan Peygamberimiz Muhammed s.a.v :  “Evleriniz de Kur’an okuyunuz ve namaz kılınız, oraları kabirlere çevirmeyiniz “  diye nasihatte bulunmazdı… Çünkü,kabirler Kur’an okuma ve namaz kılma yeri değildir.

Bu nasıl bir delil getirmektir?!

“Kabirlere çevirmek” ifadesi nehy mi ifade eder. Yoksa bu tabir kabristanda nasıl hiç kimse kur’an okumazsa evinizde de öyle hiç kimse kur’an okumaz olmasın manasında mıdır?! Üsluba dair bir teşbihten çıkarılan bu mana hangi usul kitabında kayıtlıdır?! Bu hüküm mezkur hadisin ne zahirinden, ne nassından ne delaletinden ne de mefhumundan çıkarılamaz. Sonra demiş ki;

 

  Bunun içindir ki ; Hayatı boyunca defalarca kabirleri ziyaret eden Allah Resulü s.a.v, ne böyle bir şey yapmıştır,ne ümmetine böyle bir şey tavsiye etmiştir ve ne de ima ile de olsa buna işaret etmiştir …..

Bunun böyle olmuş olması mutlak manada Bayburdi’yi haklı yapmamaktadır. Aslen açıklanmış fer olarak açıklanmamış ancak cennet yoluna götürecek çok şeyler vardır.

 

Kendisinin de hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi :

 ما بقي من شيء يقرب من الجنة ويباعد من النار إلا وقد بين لكم   . ( صحيح )              

{ Size cennet’e yaklaştıracak ne var ise onu açıklamışımdır. Ve yine size, cehen-nem’den uzaklaştıracak ne var ise onları da açıklamışımdır.}  M. ZEVAİD :  8 . 264 - S . SAHİHA :  4.C.1803.N - HAKİM :  2.C. 4. SAY

 عن أبي ذر قال تركنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وما طائر يقلب جناحيه في الهواء إلا وهو يذكرنا منه علما قال فقال صلى الله عليه  وسلم  فذكره .  وله شاهد  من رواية عمرو عن المطلب  مرفوعا  بلفظ ما تركت شيئا مما أمركم الله به إلا قد أمرتكم به وما تركت شيئا مما نهاكم عنه إلا قد نهيتكم عنه .               وإسناده مرسل حسن .                                          

 {  Ebu Zerr r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v bizi, hava’da kanat çırpan kuştan dahi malumat vemiş olduğu halde terk etti . }  İBNİ HİBBAN  : 1.C. 65.N - AHMED.MÜSNED : 5 / 162 - TABERANİ KEBİR : 1647.N - S . SAHİHA  :  4.C. 1803.N

{  Ve yine bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır : Allah’ın size emredip de benim size emretmediğim hiçbir şey bırakmadım.Ve yine,Allah’ın size yasaklayıp da benim size yasaklamadığım hiçbir şey de bırakmadım.} S . SAHİHA : 4.C. 1803.N

 Artık bu delillerden sonra söylenecek tek söz ” Allah,bu konuda problemi olan kimselere anlayış ve hidayet versin “ sözüdür.

Bu umum ifade eden hadislerin meselemize hassaten delaletleri yoktur. Az evel dediğimiz gibi “Aslen açıklanmış fer olarak açıklanmamış ancak cennet yoluna götürecek çok şeyler vardır.” Sonra bazılarının istimal ettiği uydurma rivayetlere işaret etmiş ki bu daha da çirkin olmuş zira sormak gerekir acaba ulemanın hangisi bu hadislerle istidlal etmişlerdir?!

 

BU  KONUDAKİ  ZAYIF  VE UYDURMA  HADİSLER

    Ölüye Kur’an okuma hususunda delil olarak öne sürülen hadislerden birtanesi şudur :

 حدثنا محمد بن العلاء ومحمد بن مكّي المروزي، المعنى قالا: ثنا ابن المبارك، عن سليمان التيمي، عن أبي عثمان وليس بالنهدي، عن أبيه، عن مِعْقِل بن يسار قال: قال النبيُّ صلى اللّه عليه وسلم: "  اقرءوا {يس~} على موتاكم "                                

 { …… Ma’kıl bin Yesar r.a dan. Dedi ki : Resulullah s.a.v : “ Ölülerinize { Yasin } okuyunuz “ buyurmuştur. }  EBU DAVUD :  4.C.3121.N - İBNİ  MACE  :  4.C.1448.N - İBNİ HİBBAN  :  5.C.2991. N - AHMED  : 5 / 26 . 19790.N - HAKİM  : 1 / 565

 

İBNİ HACER : Ravilerden Ebu Osman mübhem’dir. Yani meçhuldür. TEHZİB  : 12 / 370

 İBNİ MUNZİR : Ravilerden  “ Ebu Osman ve babası “ tanınmış kimseler değillerdir.  İBNİ MUNZİR : 5 / 310 / 922

 EL – ALBANİ : Bu hadis zayıftır. Bu hususta herhangi sahih bir hadis yoktur.  DAİFU   EBU DAVUD : 3121.N - KİTABU’L  CENAİZ :  11. S - İRVAU ĞALİL :  688.N - MİŞKAT  :   1622

 " من دخل المقابر , فقرأ سورة ( يس ) خفف عنهم يومئذ , و كان له بعدد من فيها  حسنات "

{ ….  Resulullah s.a.v buyurdular ki :” Kim kabristana giripte orada Yasin suresini okursa, Allah onların yüklerini hafifletir ve o kabirde bulunanların sayısı kadar o kimselere hasenat yazar “ } EBU NUAYM . Fİ AHBARUL ESBAHAN : 2.344.345 - SUYUTİ . Fİ  İLAL : 2 . C .  44 -  EL- ALBANİ . SİLSİLETÜ’D DAİFE :  3.C.1246.N

 أخرجه الثعلبي في " تفسيره "   3/161/2   من طريق محمد بن أحمد الرياحي : حدثنا  أبي : حدثنا أيوب بن مدرك عن أبي عبيدة عن الحسن عن # أنس بن مالك # مرفوعا

 هذا إسناد مظلم هالك مسلسل بالعلل :

 الأولى : أبو عبيدة . قال ابن معين : " مجهول "

 الثانية : أيوب بن مدرك متفق على ضعفه و تركه , بل قال ابن معين : " كذاب "

. و في رواية : " كان يكذب " .

 الثالثة : أحمد الرياحي , و هو أحمد بن يزيد بن دينار أبو العوام , قال البيهقي  " مجهول  

 قال الألباني في " السلسلة الضعيفة و الموضوعة  :         موضوع                         

    Hadis olarak zikredilen bu rivayet ; Salebi’nin tefsirinde zikredilmektedir. El-Albani – Allah kendisine rahmet eylesin – Silsiletü’d Daife’de zikrettiği gibi : “ Bu hadis Mevzu’dur “ yani uydurmadır.

İbni Main : Sened de bulunan Ebu Ubeyd Meçhul’dür,der.

İbni Main : Eyyub bin Müderrik için ; “ yalancıdır “ der.

Beyhaki   :  Sened te bulunan Ahmed er-Riyahi  için “ meçhul “ der.

El-Albani : yine der ki : Sened de bulunan Eyyub bin Müderrik’in zayıflığı ve terki hususunda ittifak edilmiştir.  EL-ALBANİ . S. DAİFE : 3.C.1246.N

 

   Bu husustaki uydurulan şeylerden bir tanesi de şudur :

 { … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Kim kabristanın yanından geçer ve ihlas suresini onbir defa okuyup da bunun ecrini ölülere bağışlarsa,o kimseye ölü sayısınca mukafat verilir. }

Asrımızın muhaddislerinden Nasiru’d-din El Albani bu rivayetle alakalı şunları söy-lemektedir :

Bu batıl ve uydurma bir hadis’tir. Bunu Ebu Muhammed el-Hallal,el-kıraati alel Kubur  201 / 2 de.

Deylemi “ Abdullah b. Ahmed b. Amir’in babasından.onun Ali er-Rıza’dan,onun babalarından rivayete dair bir nüsha’da zikretmiştir.

Bu ise batıl ve uydurma bir nüsha’dır. Bu,ya burada sözü geçen Abdullah’ın uy-durması  ya da onun babasının uydurmasıdır.

Nitekim ez-Zehebi el-Mizan’da böyle demiş ve Hafız İbn Hacer’de el-Lisan adlı ese-rinde ona uymuştur.

Daha sonra Suyuti, Zeylu’l Ahadiysi’l Mevdua adlı eserinde aynı şeyleri tekrarlamış ve onun bu hadisini zikretmiştir.

İbn Arrak Tenzihu’ş Şeria el-Merfua fi’l-Ahadiysi’ş-Şeria ve’l-Mevdua adlı eserinde de aynı şeyleri söylemiştir.  EL-ALBANİ . K.CENAİZ : 142.S

{ … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Hangi ölünün başında Yasin suresi okunursa Allah onun işini kolaylaştırır. “ EL-ALBANİ : S. DAİFE : 5219.N

Hulasa, kabirlerde Kur’an okuma veya başka bir mekanda da olsa Kur’an okuyup onun sevabını ölülere bağışlama hususunda zikredilen bu ve bunun gibi rivayetler zayıf ve uydurma rivayetlerdir. İlim ehlinin de ifade ettiği gibi ; bu hususta sahih bir hadis yoktur.

Gerçekten bu hususta delil yok mudur?!

Acaba Bayburdi cenaze namazı kılmıyor mu?! Ölüye Fatiha suresini hiç okumadı mı?!

Bu sünnetle sabit değil midir?!

Sabitse bu ölüye Kur’an okumak değil midir?!

Vallahi onun bu hususta getirip de olmaz dediği delillere bakınca bizim söylediğimiz daha açık bir delildir.

Sonra biz Bayburdi’ye İbni Teymiye’nin şu kavlini hatırlatırız:

“Bu görüşlerin ilkine göre namaz kılmak, Kur’an okumak gibi bedenle yapılan ibadetlerin sevabı ölüye ulaşır. Tıpkı alimlerin ittifak ettikleri gibi mali ibadetlerden hasıl olan sevabın ona ulaştığı gibi. Ebu Hanife ve Hanbeli ile Şafii ve Malikilerin bazıları böyle demişlerdir. Bu görüş başka eserlerimizde açıkladığımız gibi ve çok sayıda delille de desteklendiği için daha doğru olan görüştür.” Kabir ziyaretleri s:100 Tevhid Yayınları’ndan

Dikkat buyrulursa İbni Teymiye çok sayıda delilden bahsetmektedir. Acaba delil anlayışı farklı olabilir mi?!

Hiç şüphesiz bu hususta hak olan budur. Bayburdi bu hususta Elbani’nin sözlerine aldanmıştır. İbni Ömer (radiyallahu anhuma) mezarı başında ölüye defnolunduktan sonra Bakara Suresinin başı ve sonunu okumayı müstahab görmüştür. Beyhaki’nin Sünen’inde kayıtlıdır. Bkz. Kübra 4/93 No:7068…

 

   Allah’u Azze ve Celle bizlere, hakkı hak bilip ona ittiba eden ve batılı da batıl bilip ondan uzak duran kullar olmamızı nasibeylesin ……

Amin… Biz Bayburdi’den bu kavlini tashih etmesini rica eder, çalışmalarında kendisine Allah’ın muvaffakiyetler nasib eylemesini niyaz ederiz…

 


Son Güncelleme : 01.04.2010 - 11:18

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Sonraki >
Kapa