| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 25.07.2007 - 21:24
|
Okunma Sayısı : 1104 |
Namazı edâ eden mükellefin; kasden veya unutarak konuşması, namazı ifsad eder. Ayrıca namazı edâ ederken birisine kasden selâm vermek, namazı ifsad eder. Eğer unutarak selam verirse namazı bozulmaz. Mutlak manada konuşmak; ister az, ister çok olsun, ister kasden, ister unutarak olsun, namazı ifsad eder. Namazı edâ eden mükellef; namaz içerisinde iken insan sözüne benzeyen duada bulunursa namazı ifsad olur. Bir kimse, selam niyeti ile namazı edâ ederken musafaha etse, namazı ifsad olur. Ayrıca bir kimse aksırsa, namazı edâ eden mükellef de ona "Yerhamükellah" dese namazı bozulur. Namazı edâ eden mükellef aksırdığı zaman; kalbinden "Elhamdülillah" derse, namazı bozulmaz. Namazını edâ eden bir mükellefe; dışarıdan bir kimse sevindirici birhaber getirir, mükellef de bu haber üzerine cevab kasdı ile "Elhamdülillah" derse namazı ifsad olur. Yine mükellef namazını edâ ederken; kendisine dışarıdan kötü bir haber getirilir ve buna cevab niyetiyle: "İnnâ Lillâh ve innâ ileyhi raciûn" derse, namazı ifsad olur. Ancak bu iki durumda da "Sırf namazda olduğunu hatırlatmak" niyetiyle bunları söylerse namazı caizdir. Namazını edâ eden bir mükellef; herhangi bir ızdırab veren durum ortada mevcud değilken "Ah, of, vah, eyvah" derse namazı ifsad olur. Herhangi bir ızdırab (ağır hastalık vs.) sebebiyle "Ah veya of" çekerse, ayrıca namaz esnasında Cehennem'i hatırlarsa ve bu sebeble "Eyvah" çekerse, namaz ifsad olmaz. Bir kimse Allahu Teala'nın ismini işitir de "Celle Celâlühü" der, yahud Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ismini işitir de selâvat getirirse veya imamın kıraatını işitir de "Sadakallahû ve Resûlünü" derse; ona cevab vermeyi kasd ettiği takdirde namazı bozulur. Şeytanın anıldığını işitir de, lanet getirirse yine namazı bozulur. Vesveseyi gidermek için "Lâhavle velâ kuvvete illâ billâh" derse, dünya işi için olduğu takdirde namazı bozulur. Ahiret umuru için olursa bozulmaz. Terastan birşey düşer de besmele çekerse, yahud biri lehte veya aleyhte dua eder de, namazdaki kimse "Amin" derse namazı bozulur. Namazını edâ eden bir mükellef; kıraatı açıktan yaparken tutulsa, namazın dışındaki bir kimse tarafından açılan yolla devam etse, namazı ifsad olur. Ancak muktedi ile imam arasında cereyan ederse durum farklılaşır. Eğer imam açıktan kıraat ederken tutulursa; muktedinin kıraata niyet etmeksizin, sırf imamı açmak niyetiyle okuması istihsanen caizdir. İmam tutulur tutulmaz ayeti hatırlatmak mekruhtur. Nitekim imamın da kendini darboğaza sokması mekruhtur. İmam ayeti bulduramayınca, okuduğuna eklediği vakit namaz bozulmayacak şekilde başka bir ayete veya başka bir sûreye geçmeli yahud farz miktarı okumuşsa rükûa gitmelidir. Bir ayeti tekrar tekrar okumaya veya susup kalmaya ilcâ denir. İmamet görevinde bulunan kimsenin bu hale düşmesi veya tutulup kalması durumunda, muktedî kıraata niyyet etmeden yolu açar. Bu sebepten cemaatle namaz kılarken; imamın hemen arkasında Kur'an-ı Kerim'i hıfzetmiş kimselerin bulunması velev ki, cemaatin en yaşlılarından olmasa bile esas olan budur. Namazı edâ eden kimse; Kur'an-ı Kerim'in yüzüne bakarak okursa mushafla uğraşmadığı müddetçe namazı bozulmaz. Namazını edâ eden bir mükellefin; namazın içinde iken yemesi ve içmesi kat'i olarak namazı ifsad eder. Zira yeme ve içme fiilleri namaza aykırıdır. İster, bilerek isterse unutarak olsun durum değişmez. Namazın fiillerinden veya namazı ıslâh eden fiillerden olmayan her amel-i kesir yani çok amel namazı bozar. Amel-i Kesir odur ki dışardan birisi baktığı zaman, o fiili işleyen kimse, namazda olamaz zannına kapılır. Namazını edâ eden bir kimsenin; necaset-i galiza üzerine secde etmesi, namazı ifsad eder. Namazını edâ eden bir kimsenin; meşru hiçbir mazeret yokken, kıbleye sırtını dönmesi namazı ifsad eder. Ayrıca namazını edâ eden mükellef; namaz esnasında dinden dönerse yani kalben küfre itikad ederse namazı bozulur. Avret yerinin açılması ve o halde iken; bir rükûn edâ etmek de, namazı ifsad eder. Burada rükûn edâ etmekten murad; rükûn edâ edecek süre kadar avret yerinin açık kalmasıdır. Eğer açılır açılmaz derhal kapatırsa, namazı icmaen caizdir. Sakız çiğnemek, namaz esnasında ağzına yağmur, dolu veya kar parçası düşen kimsenin bunları yutması, bir rükûn'de üç defa kaşınmak, elini boğazına sokarak kasden ağız dolusu kusmak ve baygınlık geçirmek namazı bozar.
Son Güncelleme : 25.07.2007 - 21:24
|