| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 25.07.2007 - 21:28
|
Okunma Sayısı : 2161 |
İbadeti meşru bir özür olmadan bozmak haramdır. Dolayısıyla Namaza başladıktan sonra meşru mazeret olmadan bozmak haramdır. Ancak meşru bir mazeret bulunursa caiz olur. Namazını edâ eden kimse; kendisini anne va babasından birisi çağırırsa, namazını ikmal etmeden onlara cevap veremez. Ancak anne ve babası yardım isterlerse namazını bozabilir. Bu hususta yabancılar da tıpkı anne ve baba gibidir. Namazını edâ eden kimse; âma olan bir kimsenin damdan düşeceğinden veya ateşte yanacağından veya suda boğulacağından korkarsa, bu durumda o kimse namazını edâ edenden yardım talebinde bulursa, namazını bozması vacib olur. Yine namazını edâ eden kimsenin kıymetli bir malı çalınacak olursa, namazını bozar ve hırsızın peşine düşer. Darû'l İslâm'da ikamet etmekte olan bir zimmi gelip namazını edâ etmekte olan kimseye: "- Bana İslâmı tebliğ eder misiniz?" derse, o kimse farzı edâ ediyor olsa da, namazını bozar. Seferde olan bir kimsenin hayvanının kaçması, namazı bozmayı mübah kılan bir fiil olduğu gibi, sürüye kurt hücûm edeceğinden korkmak da, namazı bozmayı mübah kılar.
Son Güncelleme : 25.07.2007 - 21:28
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|