Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Namazın Mekruhları E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 25.07.2007 - 21:27

Okunma Sayısı : 1175


Büyük veya küçük abdest, yahut yellenme sıkıştırdığı zaman namaza durmak mekruhtur. Hatta cemaati kaçıracağından korksa bile, bu durumda abdest tazelemesi gerekir.

Namaz kılan kimsenin elbisesi, sakalı ve bedeni ile oynaması veya secdeye giderken elbisesini korumak maksadıyla önden veya arkadan çekip kaldırması mekruhtur. Yediği zararlı bir şeyden vücudu kaşınmak, rahatsız eden teri silmek gibi bir hacetten dolayı abes sayılan bir şeyle meşgul olmak caizdir. Ama bu amel-i kesir olmamak şartıyladır.

Takke üzerine sarık sarmak, sünnettir. Sünnet olan sarığın bir tarafını, bir karış miktarı iki omuz arasına salıvermektir. Ulema; namaz kılan bir kimsenin, aldırış etmeyerek başı açık kılarsa bunun mekruh olduğunda müttefiktir.

Musallinin esnemesi veya gerinmesi mekruhtur. Yine musallinin iki gözünü yumması da mekruhtur.Zira secde yerine bakmak sünnettir. Şu kadar var ki zihni dağıtacak şeyleri görmekten korunmak ve huşû niyetiyle gözlerin yumulması mekruh değildir. Ancak asıl olan her halukarda gözlerin yumulmamasıdır.

Namazda parmak çıtlatmak mekruhtur. Ayrıca namaz esnasında, parmakları birbirlerine geçirmek de mekruhtur.

Namazını edâ eden kimsenin; secde yerinde bulunan çakılları düzeltmesi de mekruhtur. Ancak bu çakıllar üzerine secde etme imkanı yoksa bir defada düzeltmesi meşru bulunmuştur. Namaz kılacak kimsenin, secde yerindeki taşları, namaza başlamadan önce temizlemesi daha uygun olacaktır.

Erkeğin secde halinde iken kollarını yere döşemesi de mekruhtur. Ayakları dikip ökçeleri üzerine oturmak da mekruhtur.

Bir kimsenin; namazını edâ ederken kollarını dirseklerine kadar sıvayıp, kolları açık olduğu halde namaz kılması mekruhtur. Sarığı başının etrafına sarıp, üst kısmını açık bırakmaya i'ticar denir ki Bu hal; hem namazın içinde, hem de namaz haricinde mekruhtur. Eski ve yırtık elbiselerle daha temiz ve güzeli mevcutken namazı edâ etmek de mekruhtur.

Namazını edâ eden kimsenin; başının üstünde, tavanda veya önünde veya hizasında resim bulunması da tahrimen mekruhtur. Ta'zim ve hürmet edilen her türlü sûret yani resim mekruhtur.

Namazını edâ eden kimsenin üzerinde resim bulunan elbiseleri giymesi mekruhtur. Muhakkak ki onda put taşıyana benzeme vardır.

İmamın durduğu yerin mescidde olup, secdeye vardığı yerin mihrabda olmasında bir beis yoktur. Tamamen mihrabta durması ise mekruhtur. Ayrıca imamın tek başına dam üzerinde yani çok yüksekte durması da, mekruhtur. Kuyu içerisinde Yani çok çukurda durması da, mekruh olur" Ayrıca imamın safların hizasında durması da mekruhtur. Dolayısıyla imamın durduğu yerin; safların önünde, mescidin içinde olması, secde ettiği yerin mihraba dahil olması esastır.

Namazını edâ eden kimsenin; içinde ateş yanmakta olan ocağa karşı durması da mekruhtur. Ancak yanan herhangi bir kandil veya gaz lambasına bir beis yoktur.

Yılan ve akreb namazda dahi öldürülebilir. Yılanın bütün nevileri buna dahildir. Beyaz olan yılanın öldürülmesi hususunda ihtilaf vardır. Ancak eziyet vermeyeceğinden yüzde-yüz emin olunursa öldürülmeyebilir.

Namazda herhangi bir özre mebni olmaksızın yapılan her amel-i kalil mekruhtur. Yine namazı edâ eden kimsenin; ayetleri ve tesbihi elle sayması mekruhtur. Bu hususta ittifak vardır. Ancak kalben saymak mekruh olmaz.

Namazını edâ eden kimse sağa sola bakmaz. Göz ucuyla bakmak yüzü hiç yerinden çevirmemek sûretiyle olursa mübahtır. Namazını edâ eden kimsenin; arasında boşluk bulunan saffın arkasında namaza durması da mekruhtur.

Namazını edâ eden kimsenin; insanın yüzüne karşı durması da, mekruhtur. İnsana karşı namaza durmak, namaz kılandan gelmişse kerahat onadır. Aksi takdirde duran kimseye aittir. Velev ki uzak olsun ve arada mani bulunmasın. Ancak oturmuş konuşmakta olan kimsenin sırtına karşı namaz kılmakta bir beis yoktur. Buradaki kerahat, kerahat-i tahrimiyye'dir. Namazlardaki mekruh olma durumu; kerahat-i tahrimmiyye ise o namazı iade etmek vacibtir. Kerahat-ı tenzihiyye ise, namazın iadesi müstehab olur.


Son Güncelleme : 25.07.2007 - 21:27

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Sonraki >
Kapa