Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Namazları Cem
Filter     Sıralama     Görüntülenen # 
Tarih Konu Başlığı Yazar Okunma
28 10 2007 Namazların Cem Edilmesi/Birleştirilmesi Mustafa Refik 1775
 
<< İlk < Önceki 1 Sonraki > Son >>
Sonuç 1 - 1 Toplam 1
  • Namaz Vakitleri  ( 9 konu )

    Kur'an-ı Kerim'de: "Muhakkak sûrette namaz, vakitlendirilmiş olarak mü'minlere farz olmuştur" buyurulmuştur. Dolayısıylâ mü'minler namaz vakitleri hususunda titiz olmak zorundadırlar.

  • Ezan  ( 6 konu )

    Ezân lûgatta manası "bildirmek, ilam etmek" demektir. Istılâhta: Özel bir şekilde namazın vaktini bildirmektir. Ezân; hususi sözlere verilen isimdir. Ezân arapça'nın dışında Farsça, Türkçe, İngilizce vs. hiçbir lisanla okunamaz. Dolayısıyla başka lisanlarla namaz vakti ilân edilse, duyanlar üzerine namaz vacib olmaz. Ezân beş vakit farz namazlar ve Cum'a namazı için sünnettir. Bunlardan başkası için değildir. Zira bu hususta mütevatir haber varid olmamıştır. Ezânın sıfatı ise bilinmektedir. Bu Cebrail'in okuduğu ezân gibidir. Bir belde halkı Ezânı okunmamak için ittifak etse, ezân için onlarla harb edilir. Ezân için harb edilmesi, dinin alâmetlerinden olduğu içindir. Dinin nişanı sayılan bir şeyi terk etmek, açık açık dinle alay olur.

    Ezân'la birlikte ele alınması gereken bir vecibe'de "ikamet"tir. İkamet'te; beş vakit namaz ve Cum'a namazının sünnetidir. Yalnız "Hayye ale'l felâh"tan sonra iki defa "Kad kameti's salâh" denir.

  • Namazın Şartları  ( 7 konu )

    Şart; bir şeyin mevcudiyetinin kendisine bağlı olduğu şeydir ve onun içinde değildir. Lugatta şart; daimi alâmet manasına gelir. Istılahta ise, bir şeyin kendisine bağlı bulunduğu, fakat içine dâhil olmadığı nesnedir. Bir şeye bağlı olan nesne, o şeyin hakikatine dâhil ise ona "Rükûn" derler. Namazda rükû böyledir. Hakikatinde dâhil değilse; ya o şeye tesir eder, ya tesir etmez. Tesir ederse ona "illet" denir. Cinsi münasebetin helal olması için nikah akdi böyledir. Tesir etmezse, ya bazı sûretlerde ona ulaştırır yahud ulaştırmaz. Ulaştırırsa ona "Sebeb" derler. Vakit böyledir. Ulaştırmazsa ya o şey buna bağlıdır, yahud değildir. Bağlı ise ona "Şart", değilse "Alamet" denir. Şart'a misal namaz için alınan "Abdest", Alâmet'e misal de Ezândır.

    Namaz'ın şartları: Necaset'ten taharet, Hades'ten taharet, Setr-i avret, İstikbal-i kıble, vakit ve niyet olmak üzere altıdır.

  • Namazın Sıfatları  ( 6 konu )
  • Namazın Vacibleri  ( 1 konu )
  • Namazın Sünnetleri  ( 1 konu )
  • Namazın Keyfiyeti  ( 4 konu )

    Namaz kılmayı murad eden kimse; önce abdest alıp, farz namazın vaktinin girip girmediğini kat'i olarak öğrenir. Zira vakit girmeden farz namaz edâ edilemez. Daha sonra kıbleye yönelir ve ikametten sonra, kalbi ile kat'i olarak niyyet eder. Hangi namazı kıldığını bilmesi kafi değildir. Çünkü bilmek başka şeydir, niyyet başka şeydir. İki elini, baş parmaklar kulak yumuşakları hizasına gelecek şekilde ve parmakları tabii halde, iç kısımları kıble istikametine gelecek şekilde kaldırır. Tam bu sırada "İftitah tekbirini" alır, yani "Allahû Ekber" der!.. Kadınlar ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırlar!... İftitah tekbirinden sonra erkekler; sağ elini sol el üzerine koyarak, göbek altında bağlarlar. Kadınlar elleri açık olarak göğüsleri üzerine koyma durumundadırlar. Erkekler; sağ elin baş parmağı ile, serçe parmağını, sol bileği kavrayacak şekilde tesbit eder ve diğer üç parmağı sol kol üzerinde bulundurur. Bu kıyam halinde; ayaklar birbirlerine muvazi olarak, birbirlerinden dört parmak kadar aralıklı bulundurulur. Dizlerin bükülmesi veya vücûd ağırlığının bir ayak üzerine kaydırılması mekruhtur. Dolayısıyla dizler dik tutulur ve vücûd ağırlığı her iki ayak üzerine bölünür.

    ["Sübhânekellahümme vebi hamdik, ve tebârekesmük, ve teâlâ ceddük (ve celle senâük), velâ ilahe gayruk."] Duasını gizli okur. Bu duayı; hem imam, hem imama uyan ve hemde yalnız başına kılan kimse, gizli olarak okur. Zira sünnetle sabittir.

    Daha sonra "Esteizü billâhi mine'şşeytanirracim" diyerek İstiaze'de bulunur. Evlâ olan budur. Bunu da gizli olarak, okumak esastır. İstiaze'den sonra Besmele'yi de gizli olarak okur. Yani içinden "Bismillâhirrahmanirrahim" der!.. Besmele her rek'atın başında çekilir; Fatiha ile zamm-ı sûre arasında çekilmez.

    Sonra Fatihâ Sûresini okur!.. İmam olan; sabah, akşam ve yatsı namazlarının farzlarının ilk iki rek'atında, Cum'a ve Bayram namazlarında Fatiha Sûresi'ni açıktan okur. İmama uyan kimse kıraat etmez. Tek başına namaz kılan kimse açıktan okunan namazlarda, isterse aşikare okur, isterse gizli okur!.. Fatiha Sûresi'ni okuyup bitirdiği zaman gizli bir şekilde "Amin" der!.. Bunu hem imamın, hem de imama uyan kimsenin gizli olarak demesi esastır. Daha sonra bir sûre veya en az üç kısa Ayet-i Kerime okur.

    Sonra tekbir getirip yani "Allahû Ekber" diyerek rükûa varır. Ellerini parmakları açık olarak dizleri üzerine koyar, baş ve vücûd yere paralel bir şekilde bulunur. İmam tekbiri aşikare söyler. Kadınlar rükû'da fazla eğilmezler, parmaklarını açmazlar ve kollarını vücûdlarından ayırıp uzaklaştırmazlar. Rükû halinde iken en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l Aziym" demek gerekir. Sonra rükûdan başını kaldırıp doğrulurken "Semiallahû limen hamideh" denir. Eğer imama uyulmuş ise, imamın bu sözü arkasından: "Rabbenâ leke'l hamd" veya "Rabbenâ ve leke'l hamd" demek esastır. Rükû tesbihlerinin en azı üç, ortası beş ve en çoğu da yedidir.

    Rükûdan tamamen doğrulup, vücûd azaları sükûnet bulduktan sonra; tekbir getirilerek secde edilir. Secde haline geçerken önce dizleri, sonra elleri, daha sonra da burnu ve alnı yere koymak esastır. Her iki ayağı dikerek, ayak parmaklarını kıble istikametine çevirmek gerekir. Eller kulaklar hizasında, kollar yere döşenmeksizin yanlara açık ve karın uyluklardan uzak bulundurulur. Secde halinde iken en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l âlâ" denilerek, tesbih edilir. Kadınların secde hali, erkeklerden farklıdır. Şöyle ki: Karınlarını uyluklarına yapıştırırlar, kollarını vücûdlarından uzaklaştırmazlar. Tesbihlerden sonra tekbir getirip  bu birinci secdeden önce başını kaldırır ve doğrulup oturur. Eller dizler üzerine konur. Sonra tekbir getirilip yeniden secdeye gidilir. Birinci secdede okuduğu tesbihleri, ikinci secdede de tekrarlar.

    İki secdeyi de edâ ettikten sonra önce başını, sonra ellerini ve daha sonra da dizlerini kaldırarak kıyam haline geçer. Yani ayağa kalkar. Tıpkı birinci kıyam halinde olduğu gibi; yine ellerini bağlar. Daha sonra "Besmele" çeker ve Fatiha Sûresini okur. Daha sonra da; kısa bir sûre veya en az üç Ayet-i Kerime okuyarak kıraatı tamamlar. Birinci rek'at'ta edâ ettiği rükû ve secdeleri aynen tekrar edâ eder. Bu ikinci rek'at'ın son secdesinden sonra başını kaldırıp, sol ayağını yere yatırarak üzerine oturur. Sağ ayağını, parmaklarının ucu kıble istikametine gelecek şekilde diker. Ellerini parmaklarının tabii açıklığı ile diz kapakları hizasına gelecek şekilde uylukları üzerine koyar. Kadınlar ise; her iki ayağı sağ taraftan dışarı çıkararak üzerlerine otururlar. Bu birinci oturuşta teşehhüd okunur.

    Teşehhüd duasını okuduktan sonra ayağa kalkar. Üç ve dördüncü rek'atları aynen ilk iki rek'at gibi edâ eder. Ancak farz namazların üç ve dördüncü rek'atlarında besmele ile yalnız Fatiha Sûresi okunur. Zamm-ı sûre okunmaz. Dördüncü rek'atın secdelerinden sonra; birinci oturuş gibi oturulur. Önce yine "Teşehhüd" duası okunur. Buna salâvatları da ilâve eder. Salavatlardan sonra kendisi ve bütün mü'minler için dua etmesi esastır. Duayı da bitirdikten sonra; önce başını sağ tarafa çevirerek "Esselâmû Aleykûm ve rahmetûllah" diyerek selâm verilir. Sonra da sol tarafa çevrilip, aynen selâm tekrar edilir. Yalnız başına namaz kılan kimse; başı ile sağa ve sola selâm verirken, kalbinden "meleklere" selâma niyyet eder. İmama uyanlar; hem sağ, hem de sol taraflarında bulunan mü'minlere, ayrıca imama selâm vermeye kalben niyyet ederler. İmam durumunda olan kimse ise; bütün mü'minlere selâm vermeye niyyet eder.

  • Namazın Edebleri  ( 1 konu )
  • Cemaatle Namaz  ( 16 konu )
  • Namazın Mekruhları  ( 2 konu )
  • Namazı Bozan Haller  ( 3 konu )
  • Sütre  ( 1 konu )
  • Mescidler  ( 2 konu )
  • Vitir Namazı  ( 3 konu )
  • Nafile Namazlar  ( 11 konu )

    Mükellef üzerine "Farz" ve "Vacib" olan namazların dışında kalan bütün namazlar; "Nafile" namazlardır. Dolayısıyle nafile olan namazlar içerisine; Sünnet-i müekkede, sünnet-i gayr-i müekkede, mendub ve müstehab olan namazlar dahildir. Nafile'nin kelime manası; ziyade demektir. Istılâhta ise; lehimize olarak meşrû kılınmış ziyade namazlardır.

  • Namazların Kazası  ( 1 konu )
  • Iskat-ı Salat  ( 3 konu )
  • Sehiv Secdesi  ( 3 konu )
  • Yolcunun Namazı  ( 5 konu )

    Sefer lugatta; miktar tayin etmeksizin mesafe katetmek manasına gelir. Misafir; sefer halinde olan kimse yani yolcu demektir. Seferi halde iken dörder rek'atlık namazların iki rek'at olarak kılınmasının farzdır. Esasen bu bir kasr etme yani kısaltma değildir. Bilakis yolcunun farzının tamamıdır. İkmal yani dört rek'at kılmak dahi onun hakkında ruhsat değil, isaet yani hata etmek, günah ve sünnete muhalefettir.

  • Hastanın Namazı  ( 1 konu )
  • Cuma Namazı  ( 6 konu )
  • Bayram Namazları  ( 5 konu )
  • Hüsuf Namazı  ( 1 konu )
  • Küsuf Namazı  ( 1 konu )
  • Korku Namazı  ( 1 konu )
  • İstiska Namazı  ( 1 konu )

    İstiska'da, cemaat ve hutbe yoktur. İstiska bir dua ve istiğfardır. Böyle bir namaz yoktur ancak namaz kılmakta da, herhangi bir beis yoktur.

    Cemaat imamla birlikte istiskaya çıkar ve iki rek'at namaz kılarlar. İmam birinci rek'at'ta "Sebbihisme Rabbike'l a'lâ" suresini ikinci rek'atta "Hel etâke Hadîsü'l ğaşiyeh" okur, bunları okuması efdaldir. Diğer sûreleri de okuyabilir. İstiska namazında denildiği gibi cübbeyi yani rida'yı ters çevirmek yoktur. Namazdan sonra imam iki hutbeyi ayakta okur. İki hutbe arasında biraz oturması efdaldir. Hutbe bittikten sonra yüzünü kıbleye ve arkasını cemaate dönerek; duâ ve istiğfarda bulunur. İstiskada; imamın cemaatle birlikte, üst üste üç gün duâya çıkması müstehabtır. Ancak kat'iyyen zımmîler (gayr-i müslimler) yağmur duâsına çıkarılmazlar. Çok şiddetli ihtiyaç olmadığı ve zâruret bulunmadığı zamanlarda yağmur duasına çıkılmaması gerekir.

Kapa