1- İstinca: kişinin, abdestini bozduktan sonra kendini su veya benzeri
bir şeyle temizlemesi demek olup sünnettir. Çünkü Peygamber Efendimiz
(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) abdestini bozduktan sonra hep istinca etmiştir. İstincada
iaş veya taşın yerine geçecek herhangi bir şeyi kullanmak caizdir. Kişi o şeyi
istinca yerine, temizleninceye kadar sürter. Zira gaye temizlenmek olduğuna
göre temizlenme ne şekilde hâsıl olursa o şekil kâfidir. İstinca hakkında
sünnet olan bir sayı yoktur. İmam-ı Şafii: «Üç kezsürmek gerekir. Zira
Peygamber Efendimiz (Aleyhis-salâtü ve's-selâm):
“Herhangi biriniz ayak.yoluna gittiği zaman
kendini üç taş iletemizlesin” [1]
buyurmuştur, demiştir. Bizim de dayanağımız, Peygamber Efendimiz (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem)’in: “Kim ki taşlarla
temizlenmek isterse tek sayıda kalsın. Kim ki böyle yaparsa, onun yaptığı iyi
bir şeydir ve kim ki yapmazsa ona bir günah yoktur”. [2]
hadisidir. Zira “Bir kez”de tek sayıdır ve İmam-ı Şafii'nin dayandığı hadisin
zahiri de murad değildir. Çünkü kişinin, kendini bir taşın uç kenarı ile
temizlemesi icma ile caizdir. “Kişinin kendini su ile yıkaması daha sevaphdır.”
Zira Cenab-ı Hak (Celle Celâlihu), Medine'de ilk inşa edilen mescitten söz
ederken:
“Orada temizlenmeyi seven kimseler vardır”.
[3]
buyurmuştur. Çünkü rivayete göre [4] bu
âyet, kendilerini önce taşla temizledikten sonra su ile yıkayan kimseler
hakkında inmiştir. Ayrıca yıkama, bir gelenektir. Hatta kimisi: “Bu devirde
sünnettir” demiştir.
Kişi kendini
su ile yıkadığı zaman, kaç kez yıkayacağı söz konusu olmayıp, temizlenmiş
olduğuna kanaat getirinceye kadar kendini yıkaması gerekir. Ancak vesveseli
olan kimseler hakkında üç kez diye takdir edilmiş, kimisi de: “Yedi kez”
demiştir.
2- Eğer pislik çıktığı yerin kenarlarına dağıhrsa, su ile yıkamaktan
başka bir şey caiz değildir. Çünkü silmek, pisliği kökten gideremediği için
ancak pisliğin çıktığı yer hakkında onunla yetinilmiştir. Pislik çıktığı yerin
kenarlarına dağıldığı zaman, istincanın hükmü dışına çıkmış olur. Ancak
pisliğin dağıldığı yer -İmam Ebû Hanife ile İmam Ebû Yusuf'a göre- eğer
pisliğin çıktığı yer dışında, bir dirhem miktarını aşarsa, yıkamak lâzım gelir.
Zira pisliğin çıktığı yer özel hükme tabi olduğu için sayılmaz. İmam Muhammed
ise, pisliğin çıktığı yeri de vücudun diğer yerlerine kıyas ederek: “Eğer
onunla birlikte bir dirhem miktarını aşarsa yıkamak gerekir” demiştir. Bâzı nüshalarda
“Su” yerine “Sıvı” diye geçmektedir. Bu değişik nüshalar, vücutta necis olan
bir yeri sudan başka bir sıvı ile yıkamanın caiz olup olmadığı hakkındaki
ihtilâfa dayanır.
3- Hayvan tersi ve kemiklerle istinca etmek caiz değildir. Zira hayvan
tersinin necis ve kemiklerin de cinlerin yiyeceği olduğu için Peygamber
Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bunlarla istinca etmekten
nehyetmiştir. [5] Şayet kişi bunlarla
istinca ederse -gaye hasıl olduğu için- kâfi gelir. Yiyecek maddeleriyle de
istinca edilemez. Zira yiyecek maddeleriyle İstinca etmek hem israf, hem
saygısızlıktır. Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sağ elle
istinca etmekten [6] nehyettiği için sağ elle
de istinca edilemez.. [7]