|
Üye Girişi/Menüsü
Kapat

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Kusmuğun Necis Oluşu E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 05.12.2007 - 03:49

Okunma Sayısı : 286

Kusuntu ve mideden gelen su da necistir. Mezhebimiz Uleması dediler ki: Durdurulması mümkün olmayan ağız dolusu olarak gelen gerek yemek, gerek su, gerek sarı renkte (za'feran gibi) bir sıvı ve gerekse kan pıhtısı halinde gelen kusuntu ğaliz necasettir. Bu yemek ve sular, mideye yerleşmeden önce kusulsa bile yine ğaliz necasettirler. Süt emme dönemindeki çocuğun kusmuğu dahi bu hükme tabidir. Fakat uyumakta olan bir kişinin ağzından gelen su temizdir. Az veya çok, küçük veya büyük kurtçukları kusan kimselerin de bu istifraları temizdir. Mideden gelen su da kusuntu hükmündedir. Bu hususta Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

“Sizden biriniz namazdayken kusar veya midesinin suyu ağzından dışarı atılırsa namazı bıraksın ve gidip abdest alsın.”

Yalnız Hanefi İmamları, balgam ve kanla karışık tükürük hakkında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Saf olarak hiçbir şeyle karışmamış olan balgamın temiz olduğuna hükmetmişlerdir. Ancak yemekle karışık olup bu karışımda yemek balgamdan daha çok olursa necis olur demişlerdir. Ama her ikisi eşit miktarda olursa her biri tek başına değerlendirilir. Eğer yemek kısmı tek başına ağız dolusu olursa kusuntu hükmüne tabi olur. Tükürükle karışık olan kana gelince bu karışımdaki tükürük çoğunlukta olup sıvının rengi sarı olursa bu temizdir. Yok, eğer karışımın içindeki kan çoğunlukta olup sıvının rengi kırmızı olursa bu necistir. Karışımdaki kan ister çok olsun ister tükürüğün miktarına eşit olsun, ağız dolusu olmasa bile yine necistir. Deve ve koyunların geviş getirmeleri esnasında çıkarmış oldukları salyalar da az olsun çok olsun necistir. Şunu da bilmek gerekir ki: Bir kişi aynı anda birkaç defa peş peşe kusar da bu kusuntulardan her biri kendi başına ağzı doldurmaz, ama üst üste toplandığında ağız dolusu kadar olursa bu kusuntular da necis olur.

Maliki Uleması: Kusuntuyu, “mideye yerleştikten sonra tekrar ağız yoluyla dışarı çıkan yemek” olarak tanımlamışlardır. Şu halde bu yemek, yalnız ekşime şeklinde de olsa, yemeklik vasfını yitirecek de olsa necis olur demişlerdir. Ama midenin dolması esnasında ağız yoluyla dışarı attığı su, pisliğe benzemedikçe pislik hükmüne girmez. Bir tek niteliğiyle de olsa pisliğe benzerse pislik hükmüne girer, necis olur. Sözünü ettiğimiz bu suda ekşime yalnız başına zarar vermez. Midenin dışarıya attığı bu su, ekşimiş olur, fakat başka özelliklerini kaybetmez ve değişmezse necis olmaz. Ekşime hafif olup devamlı tekerrür etmesi dolayısıyla hafif sayılmakta ve dolayısıyla bu su necis olarak kabul edilmemektedir, temizdir. Mideden çıkan su, san renge bürünüp pis kokmaktaysa necislik bakımından kusuntunun hükmüne tabi olur. Ancak bu su, sürekli olarak mideden gelmekteyse zorluklar göz önüne alınarak afvedilen necasetlerden sayılmıştır.

Şafii Uleması ise: Kusuntu derhal dışarı çıkarsa ve yemek olsun su olsun, asliyeti değişmemiş olsa bile mideden çıktığı bilinirse necistir. Ama mideden çıktığı şüpheli olursa asl olan temiz olmasıdır. Uyuyanın ağzından çıkan su da sarı renkli ve pis kokulu ise bu hükme tabidir. Ama bu derde müptela olanlar için bu su, zorluğu gidermek maksadıyla afvedilen necasetlerden sayılmıştır. Deve ve koyunların geviş getirmeleri esnasında çıkardıkları salyaları, az da olsa çok da olsa necistir, derler.

Hanbeliler de: Kusuntu ve midenin dışarıya attığı su, hiç bir ayırıma tabi olmaksızın necistir derler.

Son Güncelleme : 29.01.2008 - 18:06

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
Kapat