| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 06.08.2007 - 09:13
|
Okunma Sayısı : 740 |
Satranç, tavla, dama ve ondört taş gibi oyunlar daha Sahabe zamanında yaygınlık kazanmıştır. İbn-i Abbas (ra) ve Ebû Hureyre (ra) mübahlığı üzerinde durmuş, Hz. Ali (ra) ve diğer bir kısım sahabe de kumar noktasından ele alarak "Haramlığı'na" hükmetmiştir. Satrançla kumar oynarsa yahud satrançla oyalanıp namazı terkederse, şâhidlik kabul edilmez. Fakat kumar oynamadan ve namazı terk etmeden; sadece satranç oynamak bize göre mekrûh ise de, İmam-ı Şafii (rha)'ye göre mübah olmakla onda ictihada mesağ vardır. Tavla, dama ve ondört taş için Fûkaha: Eğer bunlarla kumar oynanırsa; kumarın nass'la haram kılındığı bilinmektedir. Fakat kumar oynanmazsa; o zaman abesle iştigâldir. Bu noktada da Mekrûh olduğu sâbittir. Sonuç olarak; oyunun ismi ve mâhiyeti ne olursa olsun, kumara alet edildiği müddetçe "Haram"dır. Bunun bir "Çay içmek" olmasıyla; büyük meblağlarda olması, arasında fark yoktur. Herhangi bir oyun; namazın zamanında edâsına zarar veriyor veya terkine sebeb oluyorsa, oynanmaması vâcip olur. Çünkü namazın terkine sebeb olması; ma'siyete vesile sayılır. Kumar oynamadan ve namazı terketmeden; herhangi bir oyunun oynanması (Satranç, Tavla, vs..) mekruhtur. Zira (abesle iştigâl ve) zamanı boşa harcamaktır.
Son Güncelleme : 06.08.2007 - 09:13
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|