| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 06.08.2007 - 09:13
|
Okunma Sayısı : 837 |
Bilindiği gibi mü'minler'in; yeryüzü müstekbirlerine karşı cihad etmeleri farzdır. Muhakkak ki cihad; kuvvet ve kudrete dayanan bir hâdisedir. Bu sebeble; mü'minlerin güçlü-kuvvetli olmaları gerekir. Bu noktada karşımıza "Spor ve müsabaka" hâdisesi çıkar. Şer'i hududlara yani Tesettüre riâyet etmek ve kumara alet etmemek gibi şartlara riâyet etmek şartıyla spor yapmak müstehabtır. Câhiliye döneminde; araplar arasında horoz, manda ve tosun gibi hayvanları döğüştürmek yaygın bir adettir. Zevk ve eğlence için; hayvanlara eziyyet etmek yasaklanmıştır. Boks ve diğer dövüş müsabakalarında da; insanların birbirlerine eziyet etmesi sözkonusudur. Hayvanlara eziyyet etmek yasaklanınca; insanların birbirine eziyyet etmesi, evleviyetle yasaktır. Nitekim Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem); av kasdı olmaksızın, canlı hedefler üzerinde atış tâlimi dahi yasaktır. Zira bu fiilde de; canlılara eziyyet ve haksız tasarruf sözkonusudur. Günümüzde yaygın olan; Futbol, voleybol, tenis ve basketbol gibi müsabakalar genellikle, belli kişiler tarafından oynanan, binlerce kişi tarafından da seyredilen müsabakalardır. Oynayanların spor yaptığı kabul edilebilir; fakat seyredenler için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Maalesef başta Spor-toto olmak üzere; bir-çok organizasyonlar, bu spor dallarını kumara alet etmektedirler. Halı sahalarda ve değişik spor komplekslerinde şeri hududlar dahilinde bu spor dallarından biriyle meşguliyette bir beis yoktur.
Son Güncelleme : 06.08.2007 - 09:13
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|