| Yazan: Prof. Dr. Hayrettin Karaman,
Tarih: 06.12.2007 - 03:51
|
Okunma Sayısı : 528 |
Bir süt ürünü olan, bir insanın normal olarak içebileceği miktarı
(hatta daha da çoğu) asla sarhoş etmeyen, içine dışarıdan alkol
katılmayan, mayasında kendiliğinden oluşan bir miktar etil alkol
bulunmakla beraber bu da başka maddelerle karışık ve bileşik olarak
bulunan, üründe tad, renk ve koku olarak alkolun hiçbir izi bulunmayan
kefire -canları öyle istediği veya bilgileri yetersiz olduğu için-
haram diyenler olmuştur. Son günlerde de Ezher Üniversitesi'ne bağlı
bir heyetin, "Coca Cola ve Pepsi Cola'ya domuz eti karıştığı için
içilmesinin haram olduğu"na dair bir fetva verdiği haberi yayılıyor. Bu
yazıda ise eski ve muteber fıkıh kitaplarından İbn Âbidîn diye meşhur
olan kitabın metin, şerh ve haşiyesinden bazı nakiller yapacağım. Bu
nakillerde yalnızca kefir ve kola ile değil, kadınların normal
akıntıları, tavukların sulu yolumu, koruyucu maddeler gibi çokça
sorulan sorulara da cevap teşkil edecek fıkıh bilgilerini aktaracağım.
Burada nakledilen hüküm ve değerlendirmelerin bazıları fıkıhçıların
ittifakı ile bazıları da bir kısmının kabulü ile sabittir. Bir sonraki
yazıda da özellikle kola cinsinden içecekler ile İslam'a ve
Müslümanlara düşman olan ülkelerin mallarını satın alma konusunu ele
alacağım.
Dince pis olan nesne az suya veya az sıvı maddeye
karıştığı zaman su ve sıvı pis olur; içilmez ve onunla dînî temizlik
yapılmaz. Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve
kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su
pis olmaz. Çok su Hanefîlere göre yeri köşeli ise yüzeyi 10x10 arşın,
yuvarlak ise 36 arşın, derinliği ise bir karışa yakın yerdeki sudur.
Arşın yaklaşık iki karıştır. Şâfiîlere göre iki kulledir (büyücek küp),
İmam Malik'e göre ise az su, içine düşen pisliğin rengi, tadı veya
kokusu belli olan sudur, belli olmayan su ise çok sudur. Buradaki
ölçülere göre çok sayılan suya mesela sidik veya şarap karışsa o su pis
olmaz, onunla abdest alınır ve o su içilir (İbn Âbidîn, 1984 Kahraman
Yayınları, C.I, s. 185,188).
Yenmesi ve içilmesi haram olan
bir nesneyi, onda iyileştirme özelliği varsa tedavi maksadıyla yemek ve
içmek caizdir, nitekim susuz kalan kimsenin -başka bir şey
bulamadığında- şarap içmesi de caizdir (210).
Kadınların
vaginalarındaki normal (hastalıktan kaynaklanmayan) ıslaklık (İbn Hacer
bunu şöyle tarif ediyor: Erkeklerin mezisi ile ter arası beyaz bir
su/akıntı) temizdir, dışarı çıktığı ve kilota bulaştığı zaman yıkanması
gerekmez.
Erkeklerin menisi (spermi) kilota bulaştığı ve
kuruduğu zaman yalnızca çitilemek/öfelemek/ovmakla temizlenir, izi ve
rengi kalsa da kilot temizlenmiş olur. (Burada dikkat edilmesi gereken
husus, dini temizliğin kimyevi temizlik olmadığı ve dinin kolaylığı
tercih ettiğidir).
Karışma, yanma, pişme, kaynama vb.
sebebiyle değişikliğe uğrayan pis nesne temiz olur, kullanılır, yenir
ve içilir. Bazı örnekler: Pis olan zeytin yağı sabun olunca, eşek veya
domuz tuz gölüne düşüp tuza dönüşünce, şarap sirke olunca, kuyuya düşen
kuş, fare vb. çürüyüp çamura karışınca, pis üzüm kaynatılıp pekmez
yapılınca, pis susam öğütülüp un ve susam yağı olunca temizlenmiş olur
(316).
Yolların çamuruna ve akan sularına pislik karıştığında
bu yollardan yürüyenlerin sıçrantıdan ve bulaşmadan uzak durmaları çok
zordur, bu sebeple yollardaki pis su akıntısı ile bulaşan elbiseler ile
namaz kılmak caiz görülmüştür, onları yıkamak gerekmez ( 324).
Süt,
bal, yağ ve pekmez üç kere kaynatılınca temizlenmiş olur. Bunlara
kaynatmadan önce bir miktar (beşte biri kadar) su katılır. Yağın
kaynatılması şart değildir(334).
Et şarap ile pişirilmiş olsa üç kere temiz su ile kaynatılıp soğutulunca temizlenmiş olur.
Tüyü kolay yolunsun diye sıcak suya batırılan bir tavuk, böylece
kaynatılıp bir süre de kaynar suda bırakılmış olmazsa, tüyü yolunduktan
sonra temiz su ile yıkanınca temizlenmiş olur
Son Güncelleme : 06.12.2007 - 03:51
|
|
|