Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Ravza-i Mutahhara'yı Ziyaret E-Posta
 

Yazan: Mustafa Refik, Tarih: 16.11.2007 - 04:05

Okunma Sayısı : 1098

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in kabrinin ziyaret edilmesini, mendub olan amellerin en efdalidir. Farz olan haccı edâ etmekte olan mükellefin; önce hacc menasikinden başlaması, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in kabrini hac'dan sonra ziyaret etmesi daha güzeldir. Nafile hacc yapmakta olan kimse muhayyerdir. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin kabrini ziyaret etmeye niyyet etmiş olan mükellef, bu niyeti ile "Mesci-i Nebeviyye'yi" de kasdetmiş olur. Kendisi için sefere çıkılabilecek (Seyahat edilebilecek) üç mescid'den birisinin Mescid-i Nebi olduğu bilinmektedir. Mescid-i Nebeviyye'yi ziyaret için yola çıkan mükellef, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize salât-ü selâmı ziyadeleştirir ve buna yol boyunca devam eder.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in mescidinde kılınan bir namaz, başka mescidlerde edâ edilen bin namazdan hayırlıdır. Mescid-i Haram'da edâ edilen namaz müstesna. ve dahi Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Allahu Teala'nın rızasına niyyet ederek, Medine'de kendisini ziyaret eden kimseye, kıyamet gününde şahid ve şefaatçi olacaktır.

Medine'nin sınırına varan mükellef'in vasıtasından inerek; sükûnet ve vakarla yürümesi efdaldir. Medine'ye girince şöyle dua eder;

  Manası: "Ey göklerin ve onların gölgelendirdiği her şeyin Rabbi olan Allah'ım!.. Ve ey yerlerin ve onların taşıdığı her şeyin Rabbi olan Allah'ım!.. Ve ey rüzgârların ve onların saçıp-savurduğu şeylerin Rabbi olan Allah'ım!.. Sen'den bu beldenin hayırını dilerim ve bu beldenin ehlinin hayrını dilerim. Bu belde içerisinde bulunanların tamamının hayrını da temenni ederim. Bu beldenin şerrinden, bu beldenin ehlinin şerrinden ve bu beldenin içinde onların bana dokunacak şerlerinden de sana sığınırım. Ey Allah'ım!.. Bu belde Resû'lü'nün haremidir. Bu beldeye girişimi, benim için ateşten koruyucu kıl!.. Azabtan ve çok şiddetli olan hesab gününden emin kılıcı eyle." Daha sonra doğrudan doğruya Mescid-i Nebeviyye'ye yönelir. Mescide giriş esnasında, sünnet'e riayet eder. Yani önce sağ ayağını atarak girer.

Mekke, Medine'den efdaldir. Bundan yalnız Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in mübarek naşının bulunduğu yer müstesnadır. O mutlak surette efdaldir. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Kabr-i Şerif'lerinin başına varan mükellef şu şekilde dua eder;

"Esselâmü aleyke yâ nebiyallahi ve rahmetûllahi ve berekâtühü!.. enneke Resûlullahi kad bellâğter'risâlete ve eddeyte'l emânete ve nesahte'l ümmete ve câhedte fi emrillâhi hatta kubiza rûhuke hamiyden mahmûden fecezâkellahû an sağıyrin ve kebiyrinâ hayrel cezâi ve sallâ aleyke efdalessalâtı ve ezkâha ve etemmet-tahiyyeti ve enmâhâ!.. Allahümmec'al nebiyyenâ yevme'l kıyâmeti akreben nebiyyine veskınâ min ke'sihi verzûknâ min şefaatihi yevme'l kıyameti!.. Allahümme lâ tec'al hâzâ âhire'l-ahdi bikabri nebiyyiâ aleyhisselam. Verzuknıl avde ileyhi ya zelcelâli vel'likram."

  Manası: "Allahu Teala'nın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun ey Allah'ın Resûlü!.. Ben senin gerçekten Allahu Teala'nın Resûlü olduğuna şehadet ederim. Muhakkak ki sen peygamberlik vazifelerini tebliğ ettin ve emaneti yerine getirdin. Ümmetine nasihat ettin. Sen ruhun kabzedilinceye kadar Allahu Teala'nın emirleri uğruna cihad ettin. Allahu Teala küçüğümüzden ve büyüğümüzden sana, mükâfatların en hayırlısını versin, rahmetin en faziletlisini, en temizini, en mükemmelini ve en bereketlisini sana ihsan buyursun!.. Allah'ım Kayamet gününde peygamberimizi rahmetine en yakın peygamber eyle!.. Bize onun bardağından içir ve bizi O'nun şefaati ile rızıklandır. Kıyamet gününde bizi O'nun (Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in) arkadaşlarından eyle!.. Allahım!.. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin kabrine bu ziyaretimiz son ziyaret etme; bizi tekrar tekrar O'na dönmekle rızıklandır. Ey azamet ve ikram sahibi olan Allah'ım!.."

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in huzurunda olan mükellef sesini çok yükseltmeyeceği gibi, çok da kısmaz. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimize tebliğ edilmek üzere, kendisine tevdi edilmiş selâmları şöyle arzeder.

"Ey Allah'ın Rasûlü! Sana filân oğlu filân oğlu filânın selâmı var. Rabbin indinde senden kendisine şefâat teminini istiyor. Sen, ona ve bütün müslümanlara şefâat eyle."

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Kabr-i Şerifinin yanında Hz. Ebû Bekir (ra) ile Hz. Ömer (ra)'in kabirleri mevcuddur. Mükellef; Allahu Teala'nın dini için her çeşit çileye katlanan ve cennet'le müjdelenen bu iki sahabiyi hürmet ve ta'zimle selâmlar. Daha sonra birkaç adım geri çekilir ve şu şekilde dua eder.

  Mânası: "Selâm her ikinizin üzerine olsun. Ey Allah (cc)'ın Resûlü'nün yanında yatmakta olan arkadaşaları, vezirleri, istişare ehli ve yardımcıları!.. Siz ki İslâm'ın yayılmasında Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e yardımcı oldunuz ve O'ndan sonra da, müslümanların işlerini yürüttünüz!.. Allahu Teala sizi mükâfatların en güzeli ile mükâftlandırsın. Size geldik ki, sizin vesilenizle Allah (cc)'ın Resûlü bize şefaat eylesin ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Allahu Teala'dan sa'y-ü gayretimizin kabulünü dilesin. İslam üzere (Allahu Teala'nın diniyle) yaşamamızı ve ölmemizi istesin!.. Bizim O (sallallahu aleyhi ve sellem)'nun zümeresinde bulunmamızı ve haşrolmamızı Allahu Teala'dan taleb buyursun."

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in kabr-i şerifini ziyaret ettikten sonra, Bakıy mezarlığına gitmek müstehaptır. Orada bulunan şehidleri ve diğer mezarları ziyaret eder. Bilhassa Uhud'a gidip, Şehidlerin efendisi Hz. Hamza (ra)'yı ziyaret etmek gerekir. Bakîy kabristanında Hz. Abbas (ra)'ın, kubbesi ile Hz. Ali(ra)nin oğulları Hz. Hasan (ra) ve Zeyne'l Abidin'i ve bunun oğlu Muhammed Bakır'ı ve onun oğlu Caferi's-Sadık'ı ziyaret eder. Sonra Mü'minlerin emiri Hz. Osman (ra)'ın kubbesi ile Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in oğlu İbrahim (ra)'in kubbesini ve diğerlerini (Hanımlarının ve halasının mezarını, Sahabe-i Kiram'ın ve tabiûn'un mezarlarını) ziyaret eder. Sonra Hz. Fatıma (ranha)'nın Bakiy'daki mescidinde namaz kılar. Uhud şehidlerini Perşembe günü ziyaret etmek müstehabtır. Ziyaretçi Uhud'da şu şekilde dua eder.

Mânası: "Allahu Teala'nın selâmı üzerinize olsun!.. Siz ki sabrettiniz. Akıbet yurdu ne güzeldir. Allahu Teala'nın selâmı yine üzerinize olsun, mü'minler topluluğunun yurdunda olanlar. Şüphesiz ki biz Allahu Teala'nın izniyle size kavuşacağız."

Sonra Âyete'l Kürsi'yi ve İhlâs Sûresini okur. Mescid-i Kuba'ya Cumartesi günü gitmek müstehabtır. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin böyle yaptığı rivayet olunmuştur. Esasen bu makamlarda mükellef içinden geldiği gibi dua edebilir. Uhud'da yeryüzünün müstekbirleri ve Tağuti güçlerle cihad etmeye azmettiğini beyan etmek esastır. Medine'de bulunduğu süre içerisinde sürekli salavât getirmek güzeldir. Memleketine dönmek üzere olan mükellefin Mescid-i Nebeviyeye gidip iki rekat namaz kıldıktan sonra dua etmesi müstehabtır.

Huzur-u Nebevi'den ayrıldığına üzelerek ağlar vaziyetle oradan ayrılmalıdır. Sünnetlerden biri de yeryüzünde her yüksek yere çıktıkça tekbir getirmek ve; "Dönüyoruz!.. Tevbe ettik, tevbekârlarız!.. Abidleriz!.. Rabbimize secde ve hamd edenleriz. Allahu Teala va'dinde durmuş, kuluna yardım etmiş, hizipleri yalnız başına kahretmiştir" demelidir.

 

Son Güncelleme : 16.11.2007 - 04:05

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Derlemeye Ekle
Yazdır
E-mail olarak gönder
Benzer Konular

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayıtlı üyeler bir konuyu yorumlayabilir. Lütfen üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2012 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Kapa