|
Sarf; lûgatta fazlalık manasınadır. Bu akde sarf adı verilmesine sebeb onunla biaynihi intifa olunmaz, ancak fazlalıklar kasdedilir. Sarf; "Nakletmek" manasına da gelir. Şer'an semeni, semen ile satmaktır. Yani altın ve gümüş gibi, semeniyyet (bedel) için yaratılan şeyleri, ister cinsi cinsine, ister değişik cinslerle alışverişe konu etmektir. Parayı para ile değiştiren iki kimse, teslim almadan önce birbirinden ayrılırsa, bu işlem geçersiz olur. Sarraflığın rüknü; diğer alışverişlerin rüknü gibidir. Sarf'ın hükmü; taraflardan her birinin, diğerinden satın aldığı nakdi aynı mecliste teslim alması ve mülk edinmesidir. Parayı, para karşılığında satmak veya değiştirmek için bazı şartlara riayet gerekir. Bu şartlar bulunmazsa "Sarf akdi" sahih olmaz. Şimdi bunlar üzerinde duralım: 1) Sarf'ın sahih olması için, tarafların birbirlerinden ayrılmadan önce, (nakdi) karşılıklı olarak birbirlerine teslim etmeleri şarttır. "Teslim etmek"ten maksad, bizzat el ile almaktır. 2) Sarf akdinde; tarafların birbirlerine "muhayyerlik şart" koşma hakları yoktur. Yani "Ben şu kadar altını, şu kadar liraya satın aldım, ama üç gün muhayyerlik hakkı istiyorum" diyemez. 3) Sarf akdi sırasında; taraflardan herhangi birisinin bedeli te'cil etme hakkı da yoktur. Te'cil şartı, sarfı ifsad eder. Mesela, bana 10 gr. altın ver, bedelinin yarısını şimdi, kalanını da bir hafta sonra vereyim" dese, bu akid sahih değildir. 4) Altın altınla veya gümüş gümüşle satıldığı zaman, bunların miktarlarının veznen (tartı bakımından) birbirine müsavi olması şarttır. Zira, cins birliği mevcuttur, fazlalık faiz olur. Ancak altın ile gümüş satışa konu olursa, müsavi olması gerekmez. Zira, cins birliği söz konusu değildir. Gümüşle tezyin edilmiş bir kılıcı veya gümüşlenmiş bir at gemini; halis gümüşle tartarak ve fazla vererek satın almak, tezyinat fazla ise caizdir. Sarf akdinin bedelinde, havale ve kefalet caizdir. Kefil olan veya kendisine havale edilen şahısla, akid yapanların aynı meclisten ayrılmadan önce, teslim alırlarsa bu akid sahih olur. Sarf akdi hususunda vekâlet de caizdir. Bir kimse, bir başka şahsı: "Şu dirhemleri al, bununla alabildiğin kadar dinar al" diye vekil tayin etse, müvekkili namına dinarlar satın alan bu vekilin, bu dinarlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkı yoktur. |
|
|
Bu kategori şuan boş |
|
|
|