| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 15.11.2007 - 17:50
|
Okunma Sayısı : 494 |
Bir
mükellefe haccın farz olması için, bir takım şartların bulunması
zaruridir. Bunlar dört kısımdır. Birincisi vücûbunun şartlarıdır.
1.
İslam: Bir kimseye haccın farz olması için; o kimsenin müslüman olması
şarttır. Kâfir iken; hacc yapmaya gücü yetecek derecede zengin olsa,
fakat müslüman olduktan sonra fakir düşse, o kimseye (önceki halinden
dolayı) hac farz olmaz. Ancak hac yapmaya gücü yeten müslüman, haccı
edâ etmeyip, daha sonra fakir düşse, durum böyle değildir. Hac ibadeti
o müslümanın zimmetinde borç olarak kalır. Bir mü'min, hacc ibadetini
edâ ettikten sonra (Allah muhafaza buyursun) irtidat etse, sonra da
tekrar müslüman olsa, haccı tekrar etmesi icabeder.
2.
Akıl: Deli olan kimseye, hacc farz değildir. hükmünde ittifak etmiştir.
Bunamış kimse çocuk gibidir hitap sakıttır. Binaenaleyh ona hiçbir
ibadet farz olmaz.
3.
Hürriyet: Kölelere ve cariyelere hacc farz değildir. Efendilerinin izni
ile haccetmiş olsalar dahi bu tatavvû (Nafile) olur. Hürriyetlerini
elde ettikleri zaman; farz olan haccı edâ etmek durumundadırlar.
4.
Küfür ahkâmının galib olduğu beldelerde, insanlar İslâmî bir eğitime
muhatab değildirler. Dolayısıyla Darû'l Harb olan beldelerde, bir kimse
müslüman olsa, haccın farz olduğunu bilinceye kadar, ona hacc farz
değildir. Darû'l İslâm'da bulunanlar ise haccın farz olduğunu bilmek
durumundadırlar. Yani onlar için mazeret yoktur. Haccın farz olması
için, sadece haccın farz olduğunu bilmek gereklidir. Ayrıca haccın
nasıl edâ edileceğni ve farzlarını bilip bilmemek müsavidir. Darû'l
Harp'te müslüman olan bir kimseye, iki erkeğin veya bir erkekle iki
kadının "Haccın farz olduğunu" bildirmesi kâfidir. Ayrıca adil olan bir
mü'min, ona haccın farz olduğunu beyan ederse, hacc kendisine farz
olur. Bu kimselerin (Şahidlerin) bülûğa ermiş olmaları ve hür olmaları
şart değildir.
5.
Buluğ: Çocuklara hac farz değildir. Velîlerinin yardımıyla haccı edâ
etseler dahi, bu nafile (tetavvû) olur. Bülûğa erdikten sonra, farz
olan haccı edâ etmeleri lâzım gelir.
6.
Vakit: Haccın vakti, Şevval, Zilkade ayları ile Zilhiccce ayının ilk on
günüdür. Bu zamana "Eşhür-û hacc" (Hac mevsimi) denir. Binaenaleyh bir
kimseye haccın farz olması için, vaktin bulunması da şarttır. Meselâ;
Muharrem ayında haccın vücûbunun diğer şartlarına haiz olan bir
kimseye, "Şevval" ayı girinceye kadar hac farz olmaz. Bu süre
içerisinde vefat ederse; hac ibadeti zimmetinde borç olarak kalmış
değildir. Çünkü vakte (hac mevsimine) ulaşamamıştır.
7.
Kudret: Havaic-i Asliye'den fazla olarak nakil vasıtasını teminle
birlikte, nafakası üzerine vacip olan kimselerin ve nefsinin
yiyeceklerine sahip olmanın şart olduğunda ittifak etmiştir. Nakil
vasıtası, ya hacca gidecek mü'minin malı olmalı veya kiralamış
bulunmalıdır. Âriyet (ödünç alma) veya ibaha yoluyla nakil vasıtasına
sahip olmak kâfi değildir. Mekkeliler ve Mekke'nin civarında oturanlar
için, nakil vasıtasını temin şart değildir. Bunların yürümeye güçleri
yetiyorsa, hac kendilerine farz olur. Nakil vasıtasının bulunması,
uzaktan hacca gelecek mü'minler için şarttır. Ancak, mükellefin hem
kendisinin, hem de aile ferdlerinin yiyeceğini (Gidip-dönünceye kadar,
bir yıllık değil) temin etmiş olması şarttır. Buna gücü yetmiyorsa,
hacc kendisine farz olmaz.
Son Güncelleme : 15.11.2007 - 17:50
|
|
|