| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 28.10.2007 - 20:47
|
Okunma Sayısı : 984 |
Her
sehiv için selamdan sonra iki secde vardır, vacibtir. Sehiv secdesi ancak;
1)
Vacibin terki veya
tehiri.
2)
Farzın tehiri, takdimi
veya tekrarı.
3)
Vacibin tağyiri gibi
hallerde vacib olur.
Vacibin
tağyiri; gizli okunacak yerlerde açıktan okumak, açıktan okunacak yerlerde
gizli okumak gibi hallerdir. Görüldüğü gibi bu da bir nevi vacibi terk
etmektir. Sehiv secdesi'nin tam olarak kavranabilmesi için namazın vaciblerinin
çok iyi bilinmesi zaruridir. Namazın farzlarının terki durumunda sehiv secdesi
yapılmaz, namaz yeniden kılınır.
Namazını
edâ eden bir mükellef; herhangi bir farzı veya vacibi veya sünneti namaz
kılarken herhangi bir farzı terkeden kimse, onu kaza ile tedarik edebilme
imkanına sahipse kaza eder, bu imkanı bulamazsa namazı bozulmuş olur. Yani
namazın farzlarının terkinde Sehiv secdesi yoktur. Namazını edâ eden kimsenin,
namazın sünnetlerinden herhangi birisini terketmesiyle namazı bozulmaz. Bu
mükellefe, Sehiv secdesi de gerekmez. Namaz kılarken vacibi terkeden kimsenin
durumuna gelince: Eğer bu mükellef vacibi sehven yani yanılarak terketmişse,
sehiv secdelesi yapar. Kasden terk etmişse yanılma değil, kasıd olduğu için bu
kimsenin namazındaki noksanından dolayı namazı iade etmesi gerekir.
Namazda
yanılmak tekerrür etse de, Secde-i Sehiv tekerrür etmez. Hatta bir kimse
yanılarak namazın bütün vaciblerini terketse, yalnız iki secdeden ibaret olan
Secde-i Sehiv'i yapması lazım gelir.
Son Güncelleme : 28.10.2007 - 20:52
|