| Mükellefin Fiileri / Mahkumun Bih |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 04 01 2008 | |
|
Mahkumun bih, usul ıstdahmca : kendisine şarii mübinin hitabı
teveccüh eden mükellef kimsenin şer'an müsbet veya menfi olan filinden
ibarettir.
Mesela : bir müslüman namaz ile, oruç ile mükelleftir. işte bu
namaz ile oruç birer mahkumun bihtir. Kezalik : bir müslüman yalan söylememekle,
hırsızlık' etmemekle mükelleftir. Binaenaleyh yalan söylememek ve hırsızlık
etmemek de birer mahkumun bihtir.
Mahkumun bihler, şöylece dört nevidir:
(1) : Haliseten hukukullahtır.
Bunlarda şahsi surette hak şaibesi yoktur. İman gibi, namaz ve oruç gibi, bir
kısım hudut ve kefaretler gibi.
(2) : Haliseten hukuku ıbaddır.
Satın alınan, telef veya gasb edilen şeylerin bedelleri gibi. Bunlar,
şahıslara mahsus haklardır. Bu cihetle bunlarda ibane caizdir, yani: şahıslar
bu haklarından vaz geçebilirler.
(3) : Allah Teala ile kullan
arasında müşterek olup Allah Tealaya aidiyeti galib olan haklardır. Haddi kazf
gibi ki bunda böyle iki hak
toplanmıştır. Bu had, başkalarım kazf = ona buna zina isnadı şenaatinden men
ve terhibe, ammeden fesadı def ve tebide hadim olduğu için hakkullahtır. Makzufun
namusunu zina arından koruduğu için de hakkı abddnv Fakat bunda hakkullah galib
olduğu cihetle bu kazf, sabit olduktan sonra bumm haddi -cezası, makzufun
afvile kazıftan sakıt olmaz. Ve bu haddi istifa hakkı, makzufun vefatında varislerine
intikal etmez.
«İmam Şafiiye göre haddi kazfde kul hakkı galibdir Binaenaleyh
afv ile sakıt ölür. Ve bunu istifa salahiyeti varise intikal eder.
(4) : Allah Teala ile kulları
arasında müşterek olduğu halde kullara oidiyyeti galib olan haklardır. Kısas gibi. Bunda da iki hak. yani:
hakkullah ile hakkı abd içtima etmektedir. Fakat hakkı abd galibdir Binaenaleyh
bu hak, maktulün varislerine intikal eder. Ve onların af-lariie sakıt
olur. (Cinayetler mebhasine müracaat!).
537 - : Haliseten hukukullahtan olan mahkumun bihler
de sekiz nevidir:
(1) : Ibadatı halisedir, iman ve
namazile oruç gibi füruı iman bu cümledendir.
(2) : Kendilerinde meunet, yani
bir nevi külfet ve meşakkat bulunan ibadetlerdir. Sadakai fıtır gibi.
(3) : Kendilerinde ibadet manası bulunan meunet ve külfetlerdir. Öşr gibi.
(4) : Kendilerinde ukubet manası
görülen külfetlerdir. Arazinin haracı gibi.
(5) : İbadetle ukubet arasına dair bulunan haklardır. Keffaretier gibi.
(6) : Ukubeti kamile sayılan haklardır. Haddi zina, haddi sirkat,
haddi şirb, haddi katı tarik gibi.
(7) : Ukubeti kasıra
sayılan haklardır. Katilden dolayı
mükellef olan katilin mirastan mahrumiyeti gibi.
(8) : Haddi zatında sabit olup
insanların zimmetlerine taalluk etmeyen haklardır. Madenlerin beşde birinin hükümete aidiyeti gibi.
igte «hukukullah» denilen bu haklar, şahıslara mahsus olmayıp ammenin
menfaati icablarmdan olduğu cihetle bunlara «amme hukuku» da denir ki, bir
cemiyetin bekası, intizamı, itilası ancak bu haklara, riayetle kaimdir. Bu
haklar, mertebelerindeki şereften, mahiyetlerinde-ki ehemmiyetten dolayı Hak
Teala Hazretlerine nisbet olunmuştur. Ve illa halk ve icad ve teşri itibarile
bütün haklar, Allahü azimüşşana nis-bette müsavidirler. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|