| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 30.07.2007 - 04:28
|
Okunma Sayısı : 787 |
Şirket-i Tekabbül: İki terzi, yahut bir terzi ile bir boyacı gibi iki sanatkârın, başkalarından iş kabul etmek ve elde ettikleri kazancı aralarında taksim etmek üzere yaptıkları ortaklıktır. Buna "Şirket-i Sanayi", "Şirket-i Amal" ve "Şirket-i Ebdan'da" denilir. Şirket-i Tekabbül'de; sanatın ve mekânın bir olması şart değildir. Fakat ücrete müstehak olabilmeleri için kabul ettikleri işlerin helal olması şarttır. Şirkette asıl olan (gaye) kâr elde etmektir. Kâr ise, yalnız sermayeye bağlı değildir, iş gücü de gereklidir. Nitekim bir terzi; bir dikim işini taahhüd etse, daha sonra bunu mahir olan başka birine ücret vererek diktirse, sahibine teslim ettiği an dikiş parasını alabilir. Kaldı ki; bu tür şirkette her ortak diğerinin vekilidir. Vekâlet ise caizdir. Aynı meslekte olan iki kişinin yaptıkları ortaklığın meşrudur. Farklı meslekte olan insanlar bazı şartlara riayet ederek bunugerçekleştirebilirler. Bu şartlar: 1) Şirketin hedef aldığı iş helal olmalıdır. 2) Yapılacak işte vekâlet mümkün olmalıdır. Eğer yapılacak iş vekâlete müsait değilse, şirket sahih olmaz. Mesela; mahkemede şahitlik etmek veya dilenmek için şirket kurulamaz. 3) Ortaklardan birinin iş taahhüdünde bulunabilme selâhiyeti elinden alınmamalıdır. İş gücü şirketinde; ortaklardan birinin elde ettiği kazanç anlaştıkları şarta göre (diğer ortak hasta olsa veya sefere gitse veya özürsüz olarak kasden çalışmasa bile) taksim edilir. Çünkü şart; alınan işin mutlak surette yapılmasıdır. Yoksa, işi kabul edenin yapması değildir.
Son Güncelleme : 30.07.2007 - 04:28
|