|
Tilavet lugatta "Okumak" demektir. Kur'an-ı Kerim’de Tilavet secdesi, ondört yerdedir. Bunlar; A'raf Sûresi: 206, Ra'd Sûresi: 15, Nahl Sûresi: 60, Neml Sûresi: 25, Secde Sûresi: 15, Sa'd Sûresi: 24'ün sonu, Fussilet Sûresi: 37-38, Necm Sûresi: 62, İnşikâk Sûresi: 18-19 ve Alak Sûresi: 19. ayetin sonundadır. Bu Ayet-i Kerimeleri okuyan ve onu dinleyen üzerine secde etmek vacip olur. Mükellef; ister Kur'an-ı Kerim'i dinlemeyi kasdetsin, isterse kasdetmesin, Tilavet secdesi üzerine vacip olur. Hayız, nifas gibi meşru bir özürü varsa secde vacib olmaz. Üzerine edâ ve kaza hesabıyla namaz lazım gelen bir kimse, secde Ayet-i Kerime'lerini okursa ona secde vacib olur. Bu durumda Tilavet secdesi, secde ayetini okuyan sağır kimseye de vacibtir. Secde Ayet-i Kerimelerini okuyan cünüb, abdestsiz ve sarhoş kimseye de "Tilavet secdesi" vaciptir. Ancak kafir, mecnun, çocuk, hayızlı ve nifaslıyla vacip değildir. Çünkü bunlar (namazı) edâ ve kaza için ehil değildirler. Tilavet secdesi üzerine vacib olan mükellef; ellerini kaldırmaksızın tekbir alır ve secde eder. Secde halinde iken üç defa "Sübhane Rabbiyel âla" veya bir defa "Sübhane Rabbina in kane vâdu Rabbina lemef'ûlâ" denilir. Sonra "Allahû Ekber" diyerek secdeden kalkar. Ayağa kalkarken "Gufraneke Rabbenâ ve ileykel masiyr" denilmesi müstehabtır. Tilavet secdelerinde üç defa "Sübhane Rabbiye'l âlâ" denir. Farz namazlarda olduğu gibi, secde halinde üç defadan fazla da söylenebilir. Fakat üçten daha az söylenemez. Tilavet secdesinin edâsı fevri değildir. Ne zaman yapılırsa yapılsın kaza değil, edâ olur. Ancak bu hüküm namazın dışındaki Tilavet secdeleri içindir. Namazın içinde ise fevri olarak vaciptir. Kıraat uzun sürdüğü için, Tilavet secdesi geciktirilirse, kaza edilir. Bunu kasden yapmak ise günahtır. Tilavet secdelerinde abdest ve kıble şart değildir. Bunda tekbir ve secdeden kalkınca selam vermek de yoktur. |
|
|
Bu kategori şuan boş |
|
|
|