| Mirasta Zevil Erham / Akrabalar |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 21 01 2008 | |
|
Mûrisin ashâb-ı ferâiz ve
asabesinden hiç kimsesi yoksa, akrabaları gündeme girer. Zevi'l erham;
"Zü'r-rahim'in" çoğuludur. Lûgat manası; rahim beraberlik, akrabalık
ve yakınlıktır. Kur'ân-ı Kerîm'de: "Anne ve baba ile yakın hısımların
bıraktıklarından erkeklere, anne ve baba ile yakın hısımların bıraktıklarından
kadınlara; azından da çoğundan da farz edilmiş birer nasip olarak hisseler
vardır" buyurulmuştur. Ayette geçen "ve'lâkrebûne" yani Akrabalar,
hısımlar kelimesi; mutlak olarak vârid olmuştur. Esasen savaşma gücü olmayan
kadın ve çocukları; mirâstan mahrum eden, cahiliye düşüncesini ortadan
kaldırmak için inzâl buyurulmuştur. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve
sellem)'in: "Dayı, vârisleri bulunmayanın mirasçısıdır" buyurduğu da malumdur.
Ashabtan Hz. Sabit b. Ed-Dihdâh (radiyallahu anh) vefat etmiş; geride yalnızca
kız kardeşinin oğlu Ebû Lübâbe b. Abdi'l-Münzir (radiyallahu anh) kalmıştı.
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bütün mirasını ona vermiştir. Halbuki
kendisinin; asabesi ve ashâb-ı ferâizi durumunda değildi, Zevi'l-erham
durumundaydı. Hanefi fûkahası: "Zevi'lerham'ın mûrise yakınlığı dikkate
alınır. Çünkü bunlar; aslında asabe hükmünde olup, ya kadın oldukları, ya araya
kadın girdiği için asabe olamamışlardır. Bu bakımdan asabe hangi usül ve
sırayla vâris oluyorsa, bunlar da aynı şekilde mirasçı olurlar" hükmünde
ittifak etmiştir. Buna göre Zevi'l erham dört sınıfa ayrılır.
Birincisi: Mûrisin farz sahibi ve asabesi
olamayan fûrûu: Kızlarının çocukları, oğlunun kızları vs...
İkincisi: Mûrisin usûlü: Sahih olmayan
(fasid) dede ve nene!.. Bilindiği gibi sahih dede ve nene ashab-ı ferâiz ve
asabe durumundadırlar.
Üçüncüsü: Mûrisin annesinin ve babasının
asabe ve farz sahibi olmayan furûu!.. Kız kardeşlerinin çocukları, erkek
kardeşlerinin kızları vs...
Dördüncüsü: Mûrisin büyük baba ve büyük
annesinin asabe ve farz sâhibi olmayan fûrûu: Halalar anne bir amcalar vs..
Bilindiği gibi; farz sahipleri ve asabe varsa, Zevi'l-erhâm vâris olamaz. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|