Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Bölümler

Vergi ve Öşür

Kitabta, Sünnette ve Hulefâ-i Râşidin tatbikatında müslümanların zekât dışında vergi ile mükellef olduklarına rastlamıyoruz. Daha sonraki devirlerde devletin geliri giderini karşılamadığı için -zarûret prensibine dayanılarak- zekât dışında birtakım vergiler ortaya çıkmış; caiz olup olmadığı, şartları... uzun zaman tartışma konusu olmuştur.

Tartışılan mevzûulardan biri de devlete bu nev'i vergileri ödeyen müslümanın zekât mükellefiyetinin devam edip etmediğidir! Başka bir deyişle devlet zekâtı toplayıp yerlerine sarfetme işini müslümanalara bırakmış ise ve devlet giderlerini karşılamak için müslümanlardan, başka isimler altında vergiler alıyorsa, müslüman, meselâ zirâî mahsul vergisi ödeyen bir çiftçi bunu öşre sayabilir mi?

Hakikat şu ki; vergi zekâta sayılamaz. Zira; Zekât ve öşür bir ibâdettir; İbâdette niyyet ve ihlâs esastır. Vergide bu vasıflar umûmiyetle gerçekleşmez.

Sonra zekât ve öşrün belli nisâbı ve miktarı vardır; vergi nisâb ve miktarları bunlara uymaz.

Zekât ve öşürün Kitâb, Sünnet ve icmâ ile tesbit edilmiş, belli sarf yerleri vardır; bunlar ile verginin sarf yerleri arasında farklılıklar vardır.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Hulefâ-î Râşidîn zekât ve öşürü asla devletin diğer gelirlerine karıştırmamış, onu ayrıca toplatmış ve belirlenmiş yerlere sarfetmişlerdir.

Laik ülkelerde devlet giderleri ile İslâmî devletlerde devlet giderleri arasında önemli farklar vardır; İslâmî devlette bile vergi, zekât ve öşrün yerini alamadığına göre lâik ülkelerde alamaması çok tabiîdir.

Bu ülke vatandaşları devlete karşı vazifesini yaparken, hem de dine karşı mâlî vazifelerini yerine getirmek durumundadırlar, tabii mükellefiyetin şartı kudrettir ve Allah hiçbir kulunu gücünün yetmediği şey ile mükellef kılmaz. Bu tür devletlere verilen vergiler genelde İslam aleyhinde de sarfedildiği unutulmamalıdır.


Bu kategori şuan boş

  • Mukaddime  ( 1 konu )

    Zekât; temizlik ve artmak, üremek yani çoğalmak manalarına gelir. Istılâhta zekât; Bir müslümanın, haşimi ve haşimi'nin kölesi olmayan mü'min bir fakire, ondan hiçbir menfaat beklemeksizin, sırf Allahu Teala'nın rızası için, malının bazısını temlik etmektir.

    Allahu Teala'nın kendisine ihsan buyurduğu malı; şer'i şerifin çizdiği hududlar içerisinde harcamayan ve cimrilik sebebiyle zekât ibadetini terkeden kimselerin, hem bu dünyada hem de ahirette azaba uğrayacakları kat'i nasslarla sabittir. Günümüzde "Zahiri" ve "Batıni" malların zekâtını tahsil edecek bir "Ulû'lemr" olmadığı için; zekât ibadetini hafife alanları cezalandırmak mümkün değildir. Ancak Allahu Teala'nın dinine ihlâsla bağlı olan mü'minlerin, bu hususta hassasiyet gösterecekleri malûmdur.

  • Fıtır Sadakası  ( 4 konu )

    Sadaka doğruluk manasına gelen "Sıdk" kökünden gelir. Samimiyyet ve ihlâs manalarına da kullanılır. "Fıtr" kelimesi ise "Fıtrat"tan alınmadır. "Hilkâtin zekâtı" demektir. Sanki "Sadaka-i fıtr bedenin zekâtıdır" denilmiştir.

    Sadaka-i Fıtr vacibtir.

  • Devlet ve Zekat  ( 4 konu )
  • Hisse Senedleri  ( 5 konu )
  • Serbest Meslek Kazançları  ( 1 konu )

    Aylık, haftalık, üç aylık gibi fasılalarla ücret ve maaş alan işçi ve memurlar ile serbest çalışan doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi meslek sahiplerine ait gelirlerin zekâtı mevzûunda muhtelif görüşler vardır:

    Ben derim ki; Bunların da üzerinden bir yıl geçince nisabı dolduran miktarlarından kırkta bir zekât ödenir. Bunları "miras, bağış, mükâfat" gibi gelirleri mâl-i müstefâda kıyas edip üzerlerinden yıl geçmeden herbirinin husûsiyetine göre zekâtlarının ödenmesi de mümkündür. Meselâ bir memurun maaşı normal ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra artıyor ve bu artanların yıllık toplamı nakit nisâbını dolduruyorsa, yıl sonu beklenmeden her ay maaşın zekâtını ödeyebilir. Belki bekletip toptan ödemesi kendisine zor gelebilir. Ancak bir sıkıntı olmayacaksa bekletip yıllık olarak toptan vermesi daha iyidir. Zira bu zekat alanın menfaatinedir.

  • Akarlar vb. Mallar  ( 1 konu )
  • Hayvani Mahsüller  ( 1 konu )
  • Zirai Mahsüller  ( 2 konu )
  • Maden ve Defineler  ( 1 konu )
  • Ticari Mallar  ( 1 konu )
  • Altın ve Gümüş  ( 2 konu )
  • Hayvanların Zekatı  ( 4 konu )

    Muhtelif nevileri bulunan hayvanların hepsi ve her miktarı zekâta tâbî değildir; hayvanlardan dolayı zekât mükellefiyetinin bazı şartları vardır: Şöyle ki:

    1- Belli bir sayıya (nisab) ulaşacak; devede beş, davarda kırk gibi.

    2- Üzerinden yıl geçecek.

    3- Et, süt, yavru vb.'den istifade edilmek maksadıyla edinilmiş olup yılın büyük bir kısmında serbest merada otlayacak yani Saime olacak; yemlemek suretiyle beslenirse hayvana zekât düşmez.

    4- Yine hadîslerin istisnasıyla tarla sürme, su ve yük taşıma gibi işlerde çalıştırılmak üzere edinilmiş olmayacak; çünkü bu maksatla alınan hayvanlar mükellefin şahsî ve meslekî ihtiyaçları arasına ve bu sebeple de zekât muafiyetine dahil olur.

  • Kimlere Verilir  ( 3 konu )
  • Amil  ( 1 konu )
  • Zekat ve Vergi  ( 1 konu )
  • Zekatın Edası  ( 1 konu )
  • Vücub Şartları  ( 1 konu )
Kapa