| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 28.10.2007 - 21:08
|
Okunma Sayısı : 904 |
Kendisiyle
hükümlerin değiştiği mesafenin en azı üç günlük yoldur. Sefer müddetini tayin
ederken, orta halli yolculuğa itibar edilir. Bu da deve yolculuğu ve senenin en
kısa gününde yaya yolculuğudur.
Sefere
çıkan mükellefin niyyet etmesi şarttır. Eğer "Sefere" niyyet etmezse,
bütün dünyayı bile dolaşmış olsa, sefer hükmünden istifade edemez. Niyyet
etmeden yitirdiği bir malı arayan veya alacaklarını toplayan kimseler
"Seferi" hükmünde olamazlar. Dolayısıyle niyet kat'iyyen ihmal
edilmemelidir.
Sefere
niyyet eden mükellef; şehrin evlerinden ayrıldığı andan itibaren, dört rek'atlık
farz namazları iki rek'at olarak edâ eder. Sonuç olarak sefere niyyet eden
mükellef; oturduğu şehrin veya köyün evlerini geçtikten sonra, namazlarını kasr
eder.
Kadının,
güvende olsa bile yanında mahremi olmadan uçağa binerek sefere çıkması caiz
değildir.
Son Güncelleme : 28.10.2007 - 21:09
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|