Zamanınızı verip bu yorumu sayfa yöneticisine raporladığınız için çok teşekkürler.
Aşağıdaki kısa Formu doldurduktan sonra Raporunuzu göndermek "Gönder" butonuna tıklayın lütfen.
Öğüt veya vaaz, Kur'ân-ı Kerim'de geçtiği gibi üçlü davet yönteminden (hikmet, vaaz ve iyi mücadele) biridir.Öğütle hikmetin farkı şuradadır: Hikmet öğretidir,öğüt ise hatırlatma ve uyarıdır. Hikmet bilinçlenmek,öğüt ise uyanmak içindir. Hikmet cahillikle mücadeledir, öğüt ise gafletle. Hikmet akıl ve düşünceyle ilgilenir,öğüt ise gönül ve sevgiyle. Hikmet öğretir, öğüt hatırlatır.Hikmet zihinsel birikimlere, kavramlara yenilerini ekler, öğüt ise zihni birikimlerinden yararlanması için hazırlar.Hikmet meşaledir, öğüt görmek için gözü açmaktır.Hikmet düşünmek içindir, öğüt kendine gelmek için.Hik-met aklın dilidir, öğüt ise ruhun mesajıdır. İşte bu nedenle hikmetin tam aksine öğütte öğüt verenin, vaizin kişiliğinin rolü önemli ve temeldir.Hikmette ruhlar bir yabancı gibi birbirleriyle konuşurlar, öğütte ise bir yanda konuşan, öte yanda ise dinleyicinin bulunduğu elektrik akımına benzer bir durum söz konusudur; işte bu nedenle bu gibi söz yani öğüt, "gönülden çıkarsa gönle oturur" deyimini doğrular. Aksi durumda öğüt dinleyicinin bir kulağından girip öbür kulağından çıkar.Öğütler hakkında şöyle denilir: "Söz kalpten çıkarsa kalbe oturur ve eğer dilden çıkarsa kulaktan öteye geçmez." Yani, söz eğer kalpten çıkar ve ruhun mesajı olursa, işte o zaman kalbe oturur ve etkisini gösterir.Ama eğer ruhun mesajı olmaz, sırf söz sanatı olursa,kulaklardan öteye geçmez. KAYNAK:www.hikmetmektebi.com
ÖĞÜT(NASİHAT) VE HİKMET
Yazan:: murat () Tarih: 05.03.2008 - 19:48